Olay bazında bakacak olursak olayın kendisini merakla takip ettim fakat içinde çok fazla öznel, kindar ifade bulunması beni rahatsız etti. (Bahsettiğim kısımlar İhsan Bey’in kendi notlarının dışında, yazarın anlatımından bahsediyorum.)
Dilin basitliği de kitapta en sevmediğim şeylerden biri oldu. Tabii ki bunun için Sevgi Sabancı’yı sorumlu tutmuyorum kendisi bir yazar değil fakat bir editörün el atması gereken noktalar çok fazlaydı. Dilin kullanımına da biraz özen gösterilse, yazarın kendi kindar ifadelerinin ya da olabilir ifadelerinin bulunduğu yerlerin yazarın arkadaşlarıyla yaptığı dedikodu niteliğinden çıkarılması kitabı tadından yenmeyecek bir noktaya getirebilirmiş.
Hikaye akışında yazarda bir kararsızlık sezdim. Babasının yaptığı “Aşık oldu, aşkının peşinden gitti.” diye romantize ederken bir anda annesinin yaptığı hatayla birlikte evet bir hata ama biz çocukların bir suçu yoktu noktasına çekildi. Tabii ki kendisine ve ailesine yapıldığı iddia edilen şey kabul edilebilir, affedilebilir şeyler değil fakat babası kendi ailesini bırakıp evliliğini bitirmeden başka bir kadınla ilişki kurması kitapta nasıl romantize edilebildi, bunu da anlayabilmiş değilim. Bu konuyu sorgulamak etik açıdan beni sorgulamaya çok itti.