"Peki senin verebileceğin şey nedir? Elinden ne iş gelir?"
"Düşünebilirim. Bekleyebilirim. Oruç tutabilirim."
"Hepsi bu kadar mı? Peki bunlar neye yarar?"
Hepimiz, yaşımız kaç olursa olsun, hayatımızın bir döneminde dünyaya geliş amacınızı, yaşamda neler başardığımızı, neler başarmak istediğimizi sorguluyoruz, sorgulamamız da gerek. İşte Siddhartha da yaşamda varoluş amacını, hayatın amacını sorgulayan, içindeki 'Ben'i yok etmek isteyen bir gencin arayışı. Bu arayış esnasında yaşadığı hepsi birbirinden insani olaylar sizi kolayca içine çekiyor. Budizm öğretileri ile de yoğun şekilde harmanlanan ve şiirsel bir anlatımı olan kitabı okurken siz de bir çok şeyi sorguluyor buluyorsunuz kendinizi.
Ben kitabın en çok, sona doğru, karakterin de yavaş yavaş aradığı huzuru bulduğu kısımları sevdim. Vasudeva gibi bir arkadaş isterdim.
Bu arada dipnot :yazar da kendisi bir Hindistan seyahatine çıkıyor ve bu seyahatinde kendini aradığını söylüyor. Aslında bu kitabı bir nevi o serüveninin kurgusu gibi de görebiliriz.
Dipnot 2: Siddhartha, hedeflerine ulaşan kişi demekmiş. Ve Buddha'nın da Buddha adını almadan önceki adı Siddhartha imiş. Yani Gotham Siddhartha olarak geçiyormuş. Yazarın bu ince dokundurması da ayrı bir hoşluk bence.
Dipnot3: yazar ailesinin yoğun din baskısı sebebiyle bir dönem psikolojik tedavi almış ve bu tedavi esnasında Jung'ın öğretileri kullanılmış.
Kitap kısa, okuması kolay, düşünce bakımından yoğun olsa da kurgu olarak sizi içine kolayca çektiğinden zevkli. Yazar zaten ödüllü. Daha ne olsun efendim okuyun, okutun :)