“Öykünün özü kovalanmak zaten,” dedi Ignatia, ciğerlerine uzun uzun hava çekerken. “Bu yaşama kovalandık biz. Katolikler, iblisler tarafından kovalandığımızı düşünüyor; ilk günahın o olduğunu. Oysa bizi kovalayan, bu hayatta bize yapılanlar.”
“Ona travma deniyor,” dedi Malvern.
“Sağ ol,” dedi Ignatia. “Başkalarına yaptıklarımız ve buna karşılık onların da bize yaptıkları tarafından kovalanıyoruz. Sürekli arkamıza bakıyoruz ve daima bir sonra olacaklar için kaygılanıyoruz. Elimizde bir tek şu minicik an var. Hoop, o da gitti bile!”
“Ne gitti?”
“Şimdi, şu an. Hoop, işte yine gitti.”
Ignatia ile Malvern kahkahayı bastılar, Ignatia’nın soluğu kesilene dek güldüler.
“Hoop! Hoop! Amma da kaygan yahu!”
“Ne gitti?”
“Şu an.”
“Hoop,” diyerek güldü LaRose, “kayıp gitti!”