melisa

melisa
@mell_art
Bursa
31 okur puanı
Haziran 2021 tarihinde katıldı
7/10
·359 syf.··
2023 13. kitabı
Emily serisinin son kitabını da okuyarak serüven tamamlanmış oldu. Öncelikle, bu seri de çok özel bir seriydi. Yazarın asıl tanınmasını ve sevilmesini sağlayan 'Yeşilin Kızı Anne' serisinden çok daha güzel bir seriydi. Sebebini pek anlamasam da az çok şöyle açıklayabilirim: Emily, bana daha olgun ve insanları gözlemlemede çok daha iyi geldi. Bunun yanında çok güçlü bir edebi kişiliği, doğal olarak insanı kendisine çeken bir cazibesi vardı. Ben ne kadar Yeşilin Kızı Anne serisini 2. kitabının yarısına geldiğimde bırakmış olsam da Emily çok daha güzeldi. Karakterler o kadar canlıydı ki bu seriyi bitirmeden rahat edemedim neredeyse. Neler olacak, sorusu beni bu seriye bağlayan şey oldu ve bu kitabı da hemen bitirdim her ne kadar önceki kitaplarla arada uzun bir zaman bırakmış olsam da. Kitapta sevmediğim birkaç şey oldu tabii fakat bunlara girmeyeceğim. Emily'i arkadaşım gibi gördüm, neredeyse onunla sohnet ettim seri boyu. Akılda kalıcı sahneler vardı ve hatırladığım zaman gülümsetiyordu. Emily, doğayla iç içe biriydi. Kendisi bir gün sonsuza dek yok olacaktı, bunun farkındaydı fakat bu güzelliğin her zaman baki kalacağının bilincindeydi ve doğa onu bu yüzden hep büyülüyordu. Saygısını, sevgisini hep doğaya yansıtıp karşılığını da alabiliyordu. Doğayı, tabiatı, güzelliği kelimelerle ifade edebilecek bir yetenek bahşedilmişti ona. Emily'nin duygularını, düşüncelerini daha fazla duymayı isterdim. Hepsini de sıkılmadan okurdum sanıyorum. Diğer karakterlere az çok değinecek olursam başta da söylediğim gibi bu karakterler resmen yaşıyorlardı. Ya ben çok içine düştüm ya da yazarın içinde olduğum dünyayı olduğu gibi kolayca yansıtabilmesi bu karakterlerin yaşıyor olabileceğine bana inandırdı. Zaten kitapta da Emily'nin Elizabeth Teyze'sinin ayağı sakatlandığında sırf ona özel
Emily -3-L. M. Montgomery · Ephesus Yayınları · 2021624 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·352 syf.··
2023 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2023 17:41
Evet, sonunda bu kitabı bitirdim. Konusuyla, anlatım biçimiyle, karakterleriyle, her şeyiyle müthiş bir kitaptı. Çok gerçekçi bir şekilde yazılmış olan bu kitap, içindeki dünyanın sanki gerçekten olduğunu düşündürtüyor. Ayrıntılar olsun, karakterlerin düşünceleri, hareketleri olsun gerçekten kusursuza yakındı. Konusu şu şekilde: Winston adlı karakterimiz Okyanusya'nın bu acımasız ve adaletsiz sisteminin nasıl işlediğini fark eder ve bunun için elinden geleni yapmaya hazırdır. Winston'ın hatırladığı birkaç olay, tanıştığı birkaç insan bu sistemi gerçekten bozabileceğini düşündürtür. Dünyayı artık 3 devlet paylaşıyordur: Doğuasya, Avrasya ve Okyanusya. Hepsi birbirleriyle her gün, her dakika, her saniye savaştadır. Okyanusya bir gün Avrasya ile savaşta, Doğuasya ile barıştadır; bazense tam tersi Doğuasya ile savaşta, Avrasya ile barıştadır. Savaşta oldukları devlet ilan edildiğinde zaten her zaman o devletle savaşta oldukları kabul edilir. Dünün, geçmişin bir önemi yoktur. Şimdi önemlidir. Geçmiş her zaman değişebilir. Savaş barış, özgürlük kölelik, cahillik güç olarak kabul edilir. Aile yapısı tamamen bozulmuştur, çocuklar vahşileşmiştir. Devleti içten içe kötüleyen, Büyük Birader'i sevmeyen, iç karışıklığa sebebiyet verebilecek herkes Düşünce polisleri tarafından yakalanır ve "buharlaştırılır". Eğer yakalanırsanız kaçma şansınız yoktur ve yakalandığınız zaman her şeyinizle beraber silinir, bu dünyada hiç yaşamamış gibi kabul edilirsiniz, onların terimiyle buharlaşırsınız. Her yerde izlenir, uykunuzdayken bile asla yalnız değilsinizdir. Her yerde olan tele-ekranlar ve gizli mikrofonlarla izleniyor, dinleniyorsunuzdur. Gece sayıklamalarınız bile şüphe belirtiyorsa kaçışınız yoktur. Çocuklar ailelerini ihbar etmeye yöneltilir ve acımasızca yetiştirilir. Kitapta bile şu
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023199,9bin okunma
Muhteşem bir seri.
8/10
·224 syf.··
2023 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2023 02:05
Köpek Düşleri serisinin son kitabı olan bu kitap, bizlere bence çok da güzel bir son bırakmadan bitti. Bana göre sonu çok iyi değildi. Fakat bu 3 kitap... gerçekten çok özel ve çok güzeldi benim için. Akıcıydı ve Cameron'un düşüncelerinin kitaplarda nasıl evrildiğini de çok net bir şekilde görüyoruz. Başkahramanın yaşadıkları, ailesiyle olan ilişkisi o kadar iyi yansıtılmış ki çok gerçekçi hissettirmişti. İçten içe sevdiğimiz, yani sevgimizi yansıtamadığımız insanlara olan öfkemiz bazen sevgimiz kadar büyüyebiliyor. Fakat onlara olabilecek şeyler, ölümleri veya yaralanmaları gibi, aklımıza geldiğinde ne denli üzüleceğimizi ve pişmanlık duyacağımızı da biliyoruz. Bu da Cameron ve abisinin ilişkisinde çok iyi yansıtılmıştı. Bu seriden sonra Çavdar Tarlasında Çocuklar'ı okumuştum ve kitapları nedense benzettim bilmiyorum, sizce de benzerlik payı var mıdır? Kitapları tekrar tekrar okuyabilirim, okuyacağım da herhalde. Bu seri benim için hep özel kalacak.
Köpekler AğladığındaMarkus Zusak · Martı Yayınları · 2014752 okunma
2/10
·312 syf.··
2022 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2022 06:35
Kitabı reading slump denen lanet şeyden çıkmak için almıştım fakat kitaplığımda öylece durdu ve sonunda bitirdim. Öncelikle kitabı sevmedim. Konusu olsun, karakterleri olsun her sayfası iticiydi. Elbet sonunda ne olacağına dair %100 emindim ama bunu görmek için bitirdim resmen. Yazar başlarda "Ethan" denen karakterden bahis bile etmiyordu fakat "BH" olduğu çok belliydi zaten. Hatta ana karakterimiz Jessie, Chicago'ya gidecekken karşılaştıklarında "Bizi unutma." demişti. Yazar bunun üzerine düşmedi ve diğer karakterlerin "BH" olabileceğini bizlere göstermeye çalıştı. Jessie karakterimiz Ethan'ı son 30 sayfa dışında resmen tahminlerinin arasına bike almadı. Kurgusu çok basitti kısaca. Reading slump dönemimde bu kitabı okusaydım çok daha kötü bir duruma düşerdim gerçekten. Birkaç övebileceğim nokta var. Jessie karakterine çok ısınmadım ama Ethan ile aralarında konuştukları bazı şeyler yakın hissettirdi kendime. Kitapta geçen bazı sorular da içdünyamıza yönelik, düşündürücü sorulardı. Hoşuma giden yanları sadece bunlar oldu. Pişman mıyım? Pek değil fakat okumasam da olurdu.
Bana Üç Şey SöyleJulie Buxbaum · Yabancı · 2019471 okunma