melodia?

melodia?
@melodiafocos
45 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
İnceleme 11
8/10
·370 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
Gençlik yıllarından beri zihninden çıkmayan intihar düşüncelerini buradaki öykülere aktarmış, Zweig. Kitabı bitirmek için çok zorlandım. Gerçekten güçlü ruh sağlığı olmayan insanlar için intihara teşvik gibi bir kitap. Son sayfaya kadar içimdeki karamsarlık, ölüm düşüncesi gitmedi. Bitirmek çok zordu ama bitirebildim sonunda. Bu tür konulara fazla hassasiyeti olan insanların uzak durmasını öneririm. Kalemini inceleyecek olursak, söyleyecek tek bir kelime yok, çok büyük yazarsın Stefan Zweig. İçinde yedi ayrı hikaye bulunuyor. Bir Çöküşün Öyküsü: Kendisini sadece başka insanların ilgileriyle beslemiş bir kadının ilgisizlikle başa çıkamama hikayesi. Madalya: Ah beni çok derinden etkiledi. Gerçekten çaresiz albaya öyle üzüldüm ki. Son kısmında aklıma Ronald Harwood'un piyanist filmini getirdi. Oradaki kadar anlamlı olmasa bile ikisi de çok etkileyici anlar. ~SPOILER~ Bezginlik: Bu bölüme geldiğimde sonunda bir ölümün beni karşılamamasını diledim. Ama istediğim gibi olmadı. Zaten bölüm bittikten sonra devam etmek için çok zorlandım ve bir süre ara verdim, farklı kitaplar bitirmek istedim çünkü psikolojik olarak bir ölüm daha kaldırabileceğimi düşünmüyordum. Diğer bölüme geçmek çok zordu. Amok Koşucusu: Doktordan nefret ediyordum açıkçası ama Bir Yüreğin Ölümü'ndeki yaşlı adam kadar değil. Ölmesini istememiştim ama şaşırmadım. Ay Işığı Sokağı Leporella: Bu öyküye başlayabilmek için epey kendimi zorladım, ilk sayfalarını tekrar tekrar okudum. Evden uzakta kaldığım bu günlerde, kendimde bu kitabı bitirme gücünü bulabildim. Hayatı boyunca sesini dahi gerekmedikçe kimseyle paylaşmayan bir kadın, gün geliyor rüyalarına giren bir adamla peş peşe bir çok suçu paylaşıyor. Bunu paylaşmak bile hayatına neden katarken, suç ortağını kaybettiğinde yaşamasına ne gerek vardı o
Amok KoşucusuStefan Zweig · Can Yayınları · 2017134,6bin okunma
Reklam
İnceleme 10
5/10
·104 syf.··
2021 12. kitabı
İlk defa öleceğini bildiğim bir karakterin ölmesini bu kadar çok istedim. Yaşlı adama başta çok sinirliydim ama sonra kendini acıma hissine bıraktı bu sinir. Kendini biraz olsun değiştirip, geliştirebilseydi sonu böyle olmazdı. Hiç risk almadan bomboş yaşamış hayatını. Kimse ona tüm yaşamını bize ada, bizim için çalış demiyor. Tamam bakması gereken bir ailesi var ama çalışırken aynı zamanda bir bağ kuramaz mıydı? “Ne isterse yapsın, beni ne ilgilendirir ki?” cümlesini kuruyor yaşlı adam yüreği öldükten sonra. Karşısındakinin kendi kararlarını verebilecek yaşa gelmiş bir birey olduğunu kabullenip geç olmadan kursaydı bu cümleyi böyle mi olurdu?
Bir Yüreğin ÖlümüStefan Zweig · Tutku Yayınevi · 201791,8bin okunma
İnceleme 9
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
Çok etkilendim... Yazarın her kitabı beni derinden etkiliyor. Fakat nedense bu kitapta bir zafere ulaşmışım gibi hissettim. Zweig'in kitaplarında kendini içine koyup, yaşayarak okumadan duramıyor insan. Her zaman sürükleyici, alıyor götürüyor. Bunda da öyle oldu, kitabı yaşadım resmen. Sonda Mrs. C. kendini rahatlamış, arınmış hissediyordu. Onun hislerini bütünüyle paylaştım diyebilirim. Ama hâlâ yazarın en sevdiğim kitabı değil tabiki. Yeterli hissedene kadar Zweig'in eserlerinden gidiyorum bu aralar. Sonra kendimi yerli edebiyata vermek istiyorum aslında ama hiç elimden bırakasım da gelmiyor.
Bir Kadının Yirmi Dört SaatiStefan Zweig · Dorlion yayınları · 0150,9bin okunma
İnceleme 8
Puan vermedi
İçi dopdolu bir kitap aslında ama nedense okumak bir türlü gelmiyor içimden. Bitirmek için birkaç yıl daha yaşamış olmam ya da daha donanımlı bir hale gelmem gerekiyormuş gibi hissediyorum. Bu kitabı okuyup bitirmeyi dört beş yıl ertelemeye karar verdim. Birinci olduğum bir edebiyat yarışmasında öğretmenim tarafından "Tam senlik!" denerek hediye edilmişti o yüzden bir gün okuyup bitirmeyi çok istiyorum.
1000Kitap
Çivisi Çıkmış DünyaAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20194,141 okunma
İnceleme 7
7/10
·64 syf.··
2021 8. kitabı
Sembolik olarak bahsedilenden farklı bir anlam yüklemeyi çok seven, büyük yazar Gogol'un Bir Delinin Hatıra Defteri isimli kitabını okumakta çok geç kaldığımı henüz fark ettim. Çok üzücü. Üzücü olan bir başka olay ise, kitabın en az sayfalı baskısını okumuş olmam. En yakın zamanda kısaltılmamış bir baskısını okuyacağım. Kitap, bize her gün işine gidip gelen memur bi adamın -defterine parça parça yazdığı- hatıralarını sunuyor. Başlarda tarihler belli, olaylar gerçekçi fakat bir süre sonra; herkesin kendi dertleriyle bir parçasını oluşturduğu bu dünya kalabalığı içinde yaşadıklarını da attığı tarihleri de kaybediyor o memur. Kendisiyle ve hayalini gerçeğinden ayırt edemediği yaşadıklarıyla baş başa koca dünyada. Gün gün nasıl delirdiğini, olayların nasıl çığırından çıktığını, bazı olayların gerçeklikten uzakken onun dünyasında ne kadar önemli olduğunu takip ediyoruz. Gerçekten mükemmel bir eser. Herkes okumalı. Sırada Gogol'dan Palto ve Burun isimli eserler var. Kalemi güçlü bu yazarla, her cümlesinde yeniden, tanışmak için sabırsızlanıyorum.
Bir Delinin Hatıra DefteriNikolay Gogol · Tutku Yayınevi · 201717,2bin okunma
Reklam