Her birimiz kendi hikâyemizde ne kadar haklı, ne kadar alacaklı hissediyoruz. İnsan, kendi hikâyesinin mutlu sonla bitmesini ne kadar da çok istiyor. Oysa belki de bizim haklılık sandığımız şey, büyük tabloda bir başkasının ızdırabından ibaret olabiliyor. Ve belki de en çok arzuladığımız o “mutlu son”, hayal ettiğimizden bambaşka bir biçimde çıkıyor karşımıza.
Kahramanların iç dünyası anlatılırken kendi hayatımdan izler bulmam, romanı benim için daha da gerçek kıldı. Yer yer hüzünlendiren, yer yer umut veren; okurken içine çeken bir romandı. Tadı damağımda kalanlardan kesinlikle :)