"Ayak sesleriniz de olmasa, var olmadıginiza sizi neredeyse inandıracak bakışlar sokağı" yazardı. Ayak seslerinize rağmen, harcandığınız mekânlar da vardı. O mekanlara uğramazdınız.
Dağıtmaya çalıştığım tarafım, dipte bir yerlerde, sislerin arasına gizlenmiş bir deniz feneri gibi uzak ve basur gibi sinsice, sessiz sedasız çakıp dönüyordu.