Bu kitapta bir sürü sebeplerle pskiyatriye başvuran her kesimden insanın hikayelerini bulacak her türlü insanlık hali ile karşılacaksınız. Kitabın her yerinde mutlaka kendinizi bulacak, kendinizle yüzleşeceksiniz. Okudukça yaşamın, sağlığın, sevginin ve huzurun değerini daha iyi anlayacaksınız... Böyle yazıyordu kitabın arkasında. Gerçekten de öyle oldu. Kitaplarımla arama mesafe girmişti bir kaç aydır eğitimim sebebiyle. Bu kitapla yeniden döndüm onlara. Bu kitapla olması da bir o kadar doğru oldu benim için. Hepimizin bildiği son zamanlarda oldukça da meşhur olan dizilerin (Kırmızı oda, Masumlar Apartmanı, Doğduğun Ev Kaderindir gibi) ilham kaynağı oldu Gülseren Budayıcıoğlu ve yazdıkları. Ben kitaplarını tercih ettim her zaman olduğu gibi kitaplar oldu tercihim. Bu daha ilk kitabı. Daha okumam gereken 4 kitap var, onları da Madalyonun İçi gibi bir çırpıda okuyacağıma eminim. "Bu kitabın bir politik mesajı varsa o da sevgi ve hoşgörü çağrısıdır" diyerek bitirmiş kitabını okadar doğru ve o kadar gerçek bir ifade ki.. Okuyun okutturun
Bir sürü alıntı paylaştım kitapla ilgili ancak son olarak buraya da bırakmak istiyorum. Çok sevdiğim not aldığım bir kısımı:
* Sınırlarını tanımlayamadığımız bu koskoca evrende var olan bunca güzellikler ve mucizeleri görebilen, merak eden, fark eden ve anlayan tek canlı insandır. Biz insanlar olmasaydık, her şey ne kadar anlamsız olurdu hiç düşündünüz mü? İşte bu yüzden ben insanı hep çok güzel ve ilginç bulmuşumdur. *