Kalbim, bana iyi geldiğini düşündüğüm kitaplarla dolu. Raflarda ya da masalarda biriktirmiyorum onları, derinliklerime saklıyorum. Ve sonra dönüş bileti olmayan yolculuklara çıkarıyorum
Öyle bir yaşta idim ve öyle bir mizaçta idim ve çocukluğumda o kadar az oyun oynamıştım ve aldatmasını o kadar az öğrenmiştim ki, yalan bana suçların en ağırı gibi geliyordu; ve bir yalan söylendiği zaman insanların değil, eşyanın bile buna nasıl tahammül ettiğine şaşıyordum. Yalana herşey isyan etmelidir. Eşya bile: Damlardan kiremitler uçmalıdır, ağaçlar köklerinden sökülüp havada bir saniye içinde toz duman olmalıdır, camlar kırılmalıdır, hattâ yıldızlar düşüp gökyüzünde bin parçaya ayrılmalıdır.
Mutluluk ancak başımıza gelince ne olduğunu hissedebileceğimiz bir duygudur. Beklenmedik ve kisiye özeldir. Yani reçetesi olmayan bir idealdir mutluluk. Ona ulaşmanın anahtarı ise insanın kendini tanımasında saklıdır. Önce kendini tanımalı insan. Yargılamadan, aşağılamadan, seve okşaya yapmalıyız bunu.
Birlikte gülsek... Gülmek, tek başına yapıldığında pek anlamlı bir şey gibi gelmiyor bana. Ama aynı şeye iki kişi birden gülebiliyorsa, bunun çok değerli olduğunu düşünüyorum. Bu, iki kişinin aynı duyguyu paylaşması demektir.