Bugün, uzun zamandır fark ettiğim bir gözlemimi burada paylaşmak istedim. Bilgi birikiminin farklı alanları ve bunları yansıtma biçimlerimiz üzerine düşündüm ve kitap kültürü ile sosyal medyadaki espri kültürü arasındaki çifte standarda dikkat çekmek istiyorum.
💫
Şimdiye kadar kimseye “Bu kitabı nasıl okumazsın?” diye bir cümle kurmadım. Ama sosyal medyada popüler olan bir videoyu bilmediğimde “Bunu nasıl bilmezsin?” diyerek insanı rencide edebiliyorlar. İlginç değil mi?
💫
Kitap okumak, gösteriş yapmak ya da başkalarına üstünlük taslamak için değil, öğrenmek ve keyif almak için yapılan bir eylemdir. Elbette okuduklarımızı gerektiği yerde ve ilgili durumlarda paylaşmak değerli olabilir. Ancak, insanlar kitap okumadığı için küçümsenmemeli. Peki, sosyal medyada herkesin bildiği içerikleri bilmeyen biri neden alay konusu olabiliyor?
💫
Bilginin herhangi bir alanına hakim olmamak, bir insanın daha az değerli olduğu anlamına gelmez. Herkesin ilgi alanları, öğrenme biçimleri ve bilgi birikimi farklıdır. Birisi klasik edebiyata hâkim olabilir, bir diğeri popüler kültürden beslenebilir, bir başkası tarih ya da bilimle ilgilenebilir. Ama bu farklılıklar bir üstünlük yarışı değil, zenginlik sebebi olmalıdır.
💫
Sonuç olarak, bilgiyi bir güç gösterisi haline getirmek yerine, onu paylaşırken empatiyi de unutmamak gerekiyor diye düşünüyorum.
Çünkü hepimiz bazı şeyleri biliyoruz, bazı şeyleri bilmiyoruz. Ve bu çok normal.
💫
Peki siz bu çifte standardı fark ettiniz mi veya yaşadınız mı?
Ne düşünüyorsunuz?