Başkalarının nasıl varolduğuna bakarak, kendi varoluşunu başkalarınınkiyle
kıyaslayarak yaşayan kişi, yabancılaşma duygusu içine girer.
"Ama kendi fenomenolojisi içinde, kendi bilinci içinde eyleme geçen kişi, kendi varoluşunu oluşturur. Bu kendi varoluşudur; başka hiç kimsenin değil, kendinin varoluşudur. Bunu kavradığı zaman kişi, yabancılaşma duygusundan kurtulur."
Yaşamını anlamlı kılmaya çalışan her insan değişim sürecinin içindedir; bir kurumu, işyerini veya departmanı yönetmeye çalışan her insan değişim sürecini yönetmek durumundadır. Değişim yaşamın özünde
vardır.