MeltSar

MeltSar
@meltsar
Mimar
Yüksek Lisans
İstanbul
68 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı

MeltSar

, bir kitap okudu
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
14 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2017 17:30
·
2017 5. kitabı
Carl Vernon
7.5/10 · 126 okunma
Reklam
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2017 6. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2017 17:28
Margaret Atwood’un 1985’te yazdığı Damızlık Kızın Öyküsü (The Handmaid’s Tale) her daim içine düşebileceğimiz kaotik bir dünyayı gözler önüne seriyor. Dizi olarak da yayınlanan kitap, erkek egemen, teokratik ve totaliter bir toplum distopyası. Kitapta, “henüz” gerçek olmayan bir Amerika’dayız (ancak bu dünyada herhangi bir ülke için de geçerli olabilir). Dünya nüfusu, bir takım insansı felaketler yüzünden azalmış durumda ve bu duruma çareler aranmakta… Gilead adını alan bu ülkede kadınların hiçbir söz hakkı yok. Ve doğurganlıklarına göre sınıflanıyorlar. Henüz doğurganlığını kaybetmemiş, damızlık olanlar, çocuğu olmayan veya olamayacak üst düzey pozisyondaki evli çiftlerin evine gidip çocukları olana kadar orada yaşıyorlar. Üç kez deneyip çocuk doğuramayan damızlıkları ise kolonilerdeki köle hayatı bekliyor. Damızlıklar, üst seviyedeki Komutanlar’ın hizmetine sunulurken, damızlıklara göre bu durum, bir tür tecavüz, Komutanlara ve onların eşlerine göre ise rejimin ve soyun devamını sağlamak için bir tür kutsal görev olarak görülüyor. Öyle ki damızlıklar, ülkeler arası ihraç ürünü olarak dahi kullanılabiliyor. Kitap, bu ülkede yaşayan Fredinki adlı kadının bakış açısından anlatılıyor. Kadın, gerçek adı olan June yerine, bulunduğu evin sahibi Fred’den adını alıyor; Offred yani Fredinki… Glead kurulmadan önceki hayatında, sevgilisi, evlilik dışı bir çocuğu ve bir işi olan Fredinki’nin değişen hayatını ve kendisiyle beraber çevresindeki kadınların mağduriyetlerini okurken gerçek anlamda geriliyorsunuz. Kadınlar arasındaki sınıfsal ayrıma göre damızlık kızlar kırmızı, bir eşe sahip olanlar mavi, daha evlenmemiş olanlar beyaz, aşçılar ve temizlikçiler ise yeşil giysiler giymektedirler. Bu, onlara toplum içindeki yerlerini göstermekte ve onlar da seviyelerine göre hareket
Damızlık Kızın ÖyküsüMargaret Atwood · Doğan Kitap · 201914,6bin okunma
4/10
·332 syf.··
2018 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2018 17:25
"Kocan Kadar Konuş" serisi ile tanıdığım Şebnem Burcuoğlu'nun son kitabı "Süreya Kuaför Salonu" sıcacık bir mahalle hikayesini barındırıyor ve adeta bir günde okunuyor. Kitabın geçtiği semt İstanbul'un Kurtuluş'u.; halen mahalle olma özelliği taşıyan, herkesin birbirini tanıdığı, kolladığı, samimi bir ortam... Şu an o kadar sayılı ki böyle mahalleler... Hikaye, iki kadın ve bir erkeğin ağzından anlatılıyor. Erkek Kahramanımız Cemal, aynı mahallenin kızı Süreya ve destansı aşkları... Feza ise ikisinin de en yakın arkadaşı... Cemal ve Süreya evlendi evlenecek derken Süreya karar değiştirip zengin bir adamla evlenir. Bu durumda yıllar sonra, Cemal ve Feza da birbirleriyle evlenir. Aradan geçen 11 yıl sonra, kocası tarafından aldatılan Süreya mahalleye geri döner... Her şey hayat döngüsü içinde düzene girmişken bu durum adeta mahalleye bomba düşmüş hissi yaratır. Cemal biricik aşkı Süreya'yı mı seçecektir yoksa Feza ile yoluna devam mı edecektir. Kitabı okurken adeta filmini izlemiş gibi hissettim. Burcuoğlu'nun bu başarısı kesinlikle yadsınamaz. Bu sıcacık mahalle hikayesini okurken kesinlikle zevk alacaksınız. Ancak bir sabun köpüğü olmaktan da ileri gitmediğini bilmelisiniz... iyihissetmek.blogspot.com/2020/01/sureya-...
Süreya Kuaför SalonuŞebnem Burcuoğlu · Dex Yayınevi · 2018910 okunma
4/10
·176 syf.··
2018 11. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2018 17:22
Hayatımda bir kez sinemaya yalnız gittim ve hayatımda bir kez doya doya, hiç utanmadan ağladım... Film, 1989 yılında, Tunç Başar'ın yönettiği ve Feride Çiçekoğlu'nun aynı adlı kitabından sinemaya aktarılan "Uçurtmayı Vurmasınlar" idi... Sinemaya resmen tutkunum ve pek çok filmin de benim hayatımı derinden etkilediği yadsınamaz... "Sinemada Ağlarken" isimli bir kitap yazmak ve hayat hikayeni seyrettiğin filmler aracılığıyla okura aktarmak gerçekten oldukça zekice ve entellektüel bir kurgu. Kitabın yazari John Manderino, 20 yıldır lise öğrencilerine yazı dersleri veriyor ve başka yazarlara koçluk ve kurgu hizmeti sunuyor. Yazarın beş romanı ve iki öykü kitabı daha var. Sinemada Ağlarken, 2011 yılında sahneye de konulmuş. John Manderino'nun kitabında neler mi yok... Arka planda, Hitchcock, Scorsese, John Wayne, Debbie Reynolds, Batı Yakası'nın Hikayesi, Fargo, Kuşlar, Hamlet, Aşk Mevsimi, Şeytan, Rüzgar Gibi Geçti, Taksi Şoförü,... Ve ön planda John; küçüklüğü, ergenliği, büyüme sancıları, bugünü ve onu ağlatacak kadar etkileyen filmler... Eğer bir beyaz perde aşığı iseniz bu kitabı sakın kaçırmayın derim. iyihissetmek.blogspot.com/2020/01/sinemad...
Sinemada AğlarkenJohn Manderino · Can Yayınları · 201839 okunma