Satıcının ÖlümüArthur Miller 'ın Pulitzer ödüllü tiyatro eseridir. Kitap bir gezgin satıcı olan Willy Loman ve ailesini anlatır. Özellikle sanayi devrimi sonrası Amerikada yükselen kapitalist sistemin, insanları kullanılıp atılan bir metaya çevirdiğini Charley karakterinin "Kimsenin ölüsü beş para etmez." sözlerinden anlıyoruz. " Düşünsene. Ömür boyu çalışıp, bir evin borcunu öde. Sonunda senin olsun, ama içinde oturacak kimse bulunmasın." Sözleri insanı bir çarkın dişlileri haline getirip ona hayaller sattıktan sonra geçen yılların ardından kendine ait sadece bir eve sahip olması belki de şu an günümüzde yaşadığımız sistemin özetidir. Kitabın sonunda Linda karakterinin mezara bakıp "Borcumuz ödendi." Sözleri bize bütün bu çabaların nereye kadar olduğunu yüzümüze çarpar. Özellikle Biff Loman karakteri babasının idealinin vücut bulmuş halidir. Babası sürekli bir hayal içinde görür onu olduğu gibi kabul etmez her zaman daha fazlasını yapabileceği inancıyla hayallerde yaşar. Bir zamanlar Biff'in idolü olan babası, şahit olduğu olaylar yüzünden babasının ideali hayalinde yıkılır ve belki de sırf onu mutlu etmemek için sürekli hırsızlığa bulaşıp, hayal kırıklığına dönüşür. Happy karakterinin Biff'e " Babamın yaşadıkları boşuna değildi, burada kalıp başarılı olacam." demesi bize sistemin kendisine sürekli yeni dişliler yarattığının bir göstergesi olur. Amerikan Rüyası illüzyonu ile sistemin herkese pompaladığı "Sen başarabilirsin!" sloganları ile nesilleri nasıl zehirlediğini görebiliyoruz. Willy karakterinin başarılı olmanın yolunun sevilmekten ve insanlara kendini beğendirmekten geçtiğini sürekli tekrar etmesi günümüz sosyal medyasına ve bizi buna mahkum eden sisteme bir gönderme aynı zamanda. Arthur Miller 'ın Loman soyadını kullanması elbette bir tesadüf değil. İngilizcede küçük adam
Satıcının ÖlümüArthur Miller · Mitos Boyut Yayınları · 2011954 okunma