Biz islam için ne yaptık!!!???
Beni, nefsini kurtarmayı düşünen hodgâm bir adam mı zannediyorlar? Ben, cemiyetin imanını kurtarmak yolunda dünyamı da feda ettim, âhiretimi de. Seksen küsur senelik bütün hayatımda dünya zevki namına bir şey bilmiyorum. Bütün ömrüm harp meydanlarında, esaret zindanlarında yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde geçti. Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan-ı Harplerde bir cani gibi muamele gördüm, bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilattan men'edildim. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere maruz kaldım. Zaman oldu ki hayattan bin defa ziyade ölümü tercih ettim. Eğer dinim intihardan beni men'etmeseydi belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti. (Tarihçe-i Hayat) Bediüzzaman Said Nursî
bir evvel zamandı.. gün karardı rengi lal'a dönen dudaklarımızda.. eğer bakılsaydı kırk yıl öteden görülebilirdi sesimizin kalpten akla kırılan oktavı.. bir zaman evvel susmak neyse öyle susmuştuk.. deli gibi susmuştuk.. bıyık altından naklen gülme nakli yaparken hayat, biz manyak gibi susmuştuk... ... yağmurlar yağdı sonra.. ıslak yağmurlar.. varlığında hem bereket hem felaket taşıyan ve kent yağmalayan yağmurlar ... yaratma ve geri alma kudretine sahip olana yöneldi memleket.. bir kanadı bir yıkıldı… biz dönüp dolaşıp kendi kalbimizin ekseninde aşka geldik yine.. bir hayal nasılda kesiyordu nefesimizi.. nasılda istasyon kuruyorduk beklemelere.. sonra yağmurlar yağdı işte.. buzul yağmurlar.. çatlaklarımızı ovan yağmurlar... susamadık.. Ne ayak dedik şu kaybolup duran yıldızlar.. Şu inleyen rüzgâr.. Alçı tutmaz kırık yağmurlar.. Cam arkası üşümeden ve ıslanmadan ruha figüranlık yapmak ne ayak! Şu acılar.. şu sapan bileyen çocuk ölümleri.. bir annenin kalbinden uçup giden insanlık meziyeti… İhbar edilen ten yazgıları.. atsan atılmaz assan asılmaz nazlı bir boyunluk.. şu kimsesizlik yurdu şu Allah’ına kadar bihodluk… Ruha figüranlık yaparken en kral sahnemizdir kelimeler.. kuşandık parmakları susamadık.. feyz kariha
Reklam
#𝙎𝙀𝘽𝙀_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙞_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙞𝙍☝️ 🌷Doğrusu, Sebe’ kavmi için yaşadıkları diyarda çok önemli bir ibret dersi vardı. Oturdukları vâdi sağından solundan, iki taraflı uzayıp giden güzel bahçelerle çevrilmişti. Peygamberleri onlara: “Rabbinizin size bahşettiği nimetlerden yiyin ve O’na şükredin. İşte sizin için ne hoş bir memleket, ne kadar da bağışlayıcı bir Rab!” demişti. 15 Fakat onlar bu dâvetten hoşlanmayıp, şükürden yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine, barajlarını yıkan meşhur Arim selini gönderdik de onların o güzelim bahçelerini buruk meyveli, acı ılgınlı ve içinde biraz da sedir ağacı bulunan virâne bahçelere çevirdik. 16 Nankörlükleri ve peygamberleri yalanlamaları yüzünden onları işte böyle cezalandırdık. Biz zâten çokça nankörlük eden inkârcılardan başkasını cezalandırmayız. 17 Onların yurtlarıyla bereketlerle donattığımız Filistin-Şâm diyarı arasında âdeta sırt sırta vermiş ve biri diğerinden görünebilen nice beldeler meydana getirdik; bunlar arasında da düzenli ve sistemli ulaşım imkânları sağladık. Kendilerine: “Oralarda gece gündüz güven içinde gezip dolaşın!” buyurduk. 18 Fakat onlar: “Rabbimiz! Seyahatlerimizde konaklama yerlerimiz arasındaki mesafeyi artır” dediler ve işledikleri günahlarla kendilerine yazık ettiler. Biz de onları nesilden nesle bir ibret levhası hâlinde aktarılacak efsânelere çevirdik ve tamâmen parçalayıp bölük bölük her tarafa dağıttık. Şüphesiz bunda zorluklara sabredip nimetlere çokça şükretmesini bilen herkes için nice ibretli dersler vardır. 19 #Tefsir: 📖 📖 Önceki kıssada Allah’ın verdiği nimetlere şükreden iki güzel kul misal verilmişti. Şimdi ise ilâhî nimetlere nankörlük eden bir kavim misal verilmektedir. Bu, Sebe’ kavmidir. Sebe’, Yemen’de yerleşmiş bir kabilenin ismi idi. Başkentleri bu günkü San‘a civarında yer alan Ma‘rib şehri
Kaybedecek şeyi artıkça insan zayıflaşıyor.
"İnsan"ı tek kelimeyle anlatmam istense bu "gurbet" olurdu sanırım. Gurbette olur olmadık şeylere hasret duyulur ve esasında olmasa bile olur olmadık şeyler güzel gelir. Bir takım imkânlar daha iyi olsa da aklı hâlen "memleket"i neyse onda olur. Netice itibarıyla insan hayatı boyunca gurbet misali hep bir şeylere özlem duyar. Anneye, babaya, sevgiliye, dosta, sevgiye,vefaya, dağa ve gökyüzüne vesaire.. Onun için her insan her hâliyle bir çeşit gurbettir..🌾🏔️
Hem yakınsın bana, Hem çok uzak... sanki aynı göğün altında değiliz. Hem çok tanıdık, bir "dengbêj" ezgisi gibi içimde... Hem çok yabancı, Bilmediğim bir lügat gibi. Sende biraz memleket var, ama ben oraya dönemiyorum işte...
1K
Reklam
Reklam