Dünyanın en eski şehirlerinden olan ve Tevrat’ın kadim nehirlerinden Dicle’nin kıyısında kurulan, sayılamayacak kadar çok uygarlığa, dile, dine, kimliğe, kültüre ev sahipliği yapmış Diyarbakır, ne yazık ki, son yüzyıllık modern tarihinde neredeyse hep sıkı yönetim zor ve baskısı altında yaşadı.
Ölüm, cinayet, kırım, zorbalık, göç bu şehrin kaderi oldu.
İnsan ölümsüzdür, bütün yaratıklar arasında yalnız onun tükenmez bir sesi olduğu için değil, gölü olduğu için, ruhunda şefkat ve fedakarlık, sabır ve dayanma gücü bulunduğu için. Şairin ve yazarın ödevi işte bunları yazmaktır.