yoksun et kendini şu dünyadan... ağlamayı öğren... ta ki ağlamayı belli etmeyinceye kadar... yoksun et kendini dünyadan... şundan bundan... ben neyim... ne yaptım... ne olacağım diye sor... vazgeç şu akıl aramalarından... herkes kendi gerçeğini söyler... bırak şu dostlukları... alaturkacılığı... insan hayattan kesildiğini sandığı zamanda bile... yaşama bağlanan iplikler var elinde... kırık bir testiye vuran... gelip geçen... kırlangıç seli... gölgesi kalır üstünde...
Gök çökünce sıkıntılarla sızlanan
Ruha bir kapak gibi, ağır ve basık,
Dökünce çemberi kuşatan ufuktan,
Gecelerden de acı siyah bir ışık;
...
Ve ruhumdan geçer upuzun tabutlar,
Sessiz, ağır ağır, ümit ağlamada;
Merhametsiz korku mütehakkim, çakar
Siyah bayrağını eğilen kafama