Son senelerin ağlanacak, sahte mimarisi yüzünden değil midir ki, ruhumuzun güzellik kabiliyetine delil aramak için eskilerin eserlerine başvurmaktan başka çare bulamıyoruz.
Altı yüz senelik bir devri bir anda ihtiyarlatan adamın çehresi, eski ilahlarınki gibi, igrenç yaşın hiçbir izini taşımıyor. Alevden, çoşkun bir nehir halinde, köhne talihin bütün enkazını süpüren ve yeni bir alemin doğuşuna yol açan fikirlerin kaynağı baş, bir yanardağ zirvesi gibi, taşıdığı ateşe kayıtsız, mavi sema altında, sessiz ve tebessüm ederek duruyor!