Enver Akkoç

Ruh kendi kendine düşünmek için duyulardan geri çekildiğinde, görünmeyen gerçekliğin bölgesinde özgürce gezinebilir. Sezgi ve tümdengelimle akıl yürütme, bir doğrudan diğer doğruya doğru ilerleyebilir; çünkü her doğru bütün diğer doğrulara mantıki bir zorunluluk zinciriyle bağlıdır.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsan nihayetinde bazı dış otoriteleri kabullenebilir ve o an itibariyle kendisine yapmasını söylediği şeyden o otoriteyi sorumlu tutabilir. Ama itaat edeceği otoritenin ilk baştaki seçiminden kendisi sorumludur.
Sayfa 32·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Başka birinin bana öğretebileceği her şey, bazı dış otoriteler ya da toplumun kendisi tarafından belli şeylerin iyi olduğuna inanıldığı, belli davranışların doğru olduğuna iman edildiğidir. Bu tarz bir bilgi öğretimle nakledilebilir; hakikaten de çoğunlukla verilen ahlaki eğitimin tüm mahiyetini bu oluşturur. Ama Sokrates'in bilgi dediği bu değildir. Ben bunu kendim görebildiğim an, o bilgi diğer kişilerin inandığı veya inandığını zannettikleri şeyleri tartışma dışı bırakır. Birey eğer tam bir insan olmak istiyorsa, ahlaki bakımdan özerk hale gelmeli ve hayatını kendi kontrolü altına almalıdır.
Sayfa 31·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Yasal kurallar esasen insan mutabakatıyla yaratılmıştır ve doğal olarak sözleşmenin tarafı olmayan gelecek nesilleri bağlamaz. Çıkan pratik sonuç şudur; doğa kanunlarından kaçmak mümkün değildir, toplumun kanunlarına ise sadece yakalanıp cezalandırılma riski varsa boyun eğilmelidir. Doğa sizi her zaman bulur; fakat şans ve kurnazlık yanınızdaysa, toplum bulamayabilir.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Filozoflar, insanoğlunun mutluluğu ilişkilendirdiği şeylere göre kabaca üç tür içinde sınıflanabileceğini gözlemlemişlerdir: 1. Haz arayanlar 2. Sosyal başarı, itibar ve şöhret arayanlar 3. Bilgi ve bilgelik arayanlar
Sayfa 25·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce