Nazım, inanmış insandı. Herhangi bir davaya inanmış kimselere saygısı vardı. Mehmet Akif'e saygısı bundandı. Mehmet Akif'i fikirlerinin doğruluğundan değil , davasına inanmış, karakter sahibi bir insan olduğundan dolayı takdir ederdi.
"Ben de şöyle duymuştum: Güya, dalarmış bir kahveye, şöyle alelade bir esnaf kahvesine, cepte mangır okkayla tabii... Sokulurmuş en fakir birine mesela, dermiş ki: 'İşte benim param, sen de çıkar bakalım!'
Adam şaşkın, çıkarırmış üç otuz parasını... Nazım : 'Seninki niçin az?' Adam boynunu büker, susarmış. 'Getir', dermiş, 'paralarımızı birleştirip yarı yarıya bölüşelim!' Birleştirir ve yarı yarıya bölüşürlermiş!" ...