Geri Bildirim

Nazım Hikmet'le 3,5 YılOrhan Kemal

·
Okunma
·
Beğeni
·
877
Gösterim
Adı:
Nazım Hikmet'le 3,5 Yıl
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
128
ISBN:
9789752894105
Yayınevi:
Everest Yayınları
Türk edebiyatında her zaman eksikliği hissedilen türlerden biridir anı kitapları.

Bu kitap ise bu büyük eksiği gideren çalışmaların başında geliyor. Türk romancılığının en önemli isimlerinden biri olan Orhan Kemal, Türk şiirinin en önemli isimlerinden biri olan Nâzım Hikmet'i anlatıyor.

İki dev yazarın hapishane günlerini dile getiren bu çalışma, dünya edebiyatı için bile az rastlanır bir örnek oluşturuyor. İnsanı her şeyin önüne koymuş bir usta, yine en çok insana inanmış bir başka ustayı anlatıyor.


Nâzım Hikmet'le 3,5 Yıl Orhan Kemal'in kaleminden.

Orhan Kemal'in kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır.

Çok aza yazar okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, okurunu onun kadar biçimlendirir.

Orhan Kemal umudu ve aydınlığı yeniden kazanmamız için yol gösterir bize.

Edebiyatımızın en değerli ustalarından biri olan Orhan Kemal'in kitaplarını yayımlamaktan onur duyuyoruz.
Gözleri nasıl denizse Nâzım'ın, saçları güneş, varlığı da gelgit etkisi. Yakınlaştığı her yer coşkuyla dalgalanıyor. Orhan Kemal'in bulunduğu hapishaneye Nâzım'ın geleceği haberiyle tüm hapishanenin dalgalandığı gibi. Başta, onunla daha önce hiç tanışmamış olmasına rağmen hayranlarından biri olan Orhan Kemal'i bir heyecandır alıyor.. Ardından bir çocuk neşesi kaplıyor koğuşları, varlığından önce şiirini yayıyor bulunacağı yere:

"...bir sevda şarkısı gibi duyup
Bir çocuk gibi şaşarak
YAŞAMAK...
Yaşamak:
Birer birer
Ve hep beraber
İpekli bir kumaş dokur gibi."

Dalgaların durulmasıyla durgun denizin huzuru yerleşiyor bu sefer, ipekli bir kumaş gibi dokunuyor sonrasında dostlukları ve içini sıcacık yapıyor insanın.

Nâzımın şiir, resim çalışmalarında önem verdiği detaylara değinerek uzun olmayan bir anı kitabı yazmış Orhan Kemal. Bu açıdan tadı damakta bırakan bir özelliğe sahip. "Memleketimden İnsan Manzaraları" adlı eserini yazarken şiirlerine konu olan isimlere de yer vermiş aynı zamanda. Orhan Kemal'i romana yönlendiren, şiirde değil romanda etkili olduğunun altını çizerek söyleyen kişi, aynı zamanda ünlü ressam İbrahim Balaban'ın ustası Nâzım'ın herkesin saygı duyduğu koca bir üstat olduğunu yeniden hatırlıyoruz.

Nâzım'ın herkes tarafından (düşmanları da dahil) sevilmesinin ve saygın kişiliğinin nedenini, içinde beslediği yaşam sevgisi temeline dayandırmak çokta güç değil. Beş Kardeş dizisinde Onur Ünlü'nün dilden dile dolanan "Kötü olan birisi cebinde Nâzım Hikmet taşır mı hiç?" repliğinin temel taşlarını oluşturuyor insanların onunla ilgili paylaştığı anıları. Bir hayvanı kendi canı gibi koruyup kollayan, çiçeklere şarkı söyleyen, her canlıya kıymet veren ve bunu büyük bir yaşama arzusuyla yapan bir adamdan hiç zarar gelir mi gerçekten? Yaptığı her işi ciddiye alması mı o işten keyif almasını sağlıyordu yoksa yaşama sevgisi miydi yaptığı her işi ciddiye alıp önemsemesi acaba diye sorgularken Candan Erçetin'in "Bahar geldiğinde mi ben böyle olurum, yoksa ben böyle olduğum için mi gelir bahar? Ayrıca bunun seninle ne ilgisi var tabiki ben böyle olduğum için bahar"ı geliyor aklıma, sana en çok yakışan cevabı buluyorsun böylelikle, ah Nâzım. Sanata verdiği değer, insana verdiği kıymet, iyilikseverliğini daha önceden de bilerek tüm bunları bir de Orhan Kemal'den dinlemek, aklımdaki hayalini ellerindeki paletlerle boyadığı tuvaller gibi, tuttuğu çiçekler gibi renklendirdi, şarkıda olduğu gibi.

1940 yılı kışından Orhan Kemal'in hapishane hayatının sonlandığı 26 Eylül 1943 yılına kadar geçen süre zarfında birlikte geçirdikleri anlar, Orhan Kemal'in zihninde yer etmiş, okuduktan sonra bir kez daha kişiliğine aşık olduğum Nâzım'ın Tavşan ve Çilek hikayelerinden sonra Orhan Kemal'in cezaevi notları ve Nâzım Hikmet'in 1949'a kadar Orhan Kemal'e yazmış olduğu bazı mektuplara yer verilmiş kitapta. Bunun yanında sayfaların Nâzım, Orhan ve hapishane arkadaşlarının resimleriyle süslenmiş olması anıları güzelleştiren ve o sayfalara defalarca bakmama sebep olan unsurlardan biri oldu, belirtmek isterim. Nâzım Hikmet'i detaylı bir şekilde inceleyip notlar almasına, bu notları defterlere geçirmesine rağmen elinde bu belgelerin bulunmaması, sadece Orhan Kemal'in zihninde kalanlarıyla yetinmek zorunda kalışımız, belki de bu kitabı ya da Orhan Kemal'i eleştirebileceğim tek noktadır. Sadece bizi ondan mahrum bırakıp daha fazlasını öğrenebilecekken 120 sayfaya da şükür dedirttiği için...

Nâzım'ın hayatının üç buçuk dakikasına dahil olabilmek gözümde çok büyük bir şans iken üç buçuk yılda kurmuş oldukları dostlukta ona veda edebilmek gözlerimi yaşarmadı değil. Özellikle Orhan Kemalin özgürlüğüne kavuşmadan önceki günü Nazım'a yazdığı şiirden sonra:

"NÂZIM HİKMET'E

Sen
"Promete'nin çığlıklarını
Kaba kıyım tütün gibi piposuna dolduran adam"
Sen benim mavi gözlü arkadaşım
Kabil değil unutmam seni.

26 Eylül 1943
Seni yapayalnız bırakıp hapishanede
bir üçüncü mevki kompartımanda pupa yelken
koşacağım memlekete.
Ve tren bir güvercin gibi çırpınarak istasyona girecek,
gözü yaşlı bir genç kadına
beş senenin ardından
Kocasını getirecek.

O dem -ki boş verip istasyon halkına- yanaklarından öperken sevgilimi
sen neşeli mavi gözlerinle bakacaksın içimden bana

O dem -ki yürekten her şey atılacak-
EKMEK - KİN - HASRET
fakat NÂZIM HİKMET
sen şu kadar kilometre uzakta kalmama rağmen 
aydınlık yüreğimin duvarına dayayıp sarı saçlı başını 
batan bir yaz güneşi hüznüyle ağlatacaksın arkadaşını .

Günler geçecek
ekmek derdi çökecek omuzlarıma.
Fabrika.
Makinalar.
Tezgâhım.
Sana şekerkamışı, portakal yollayacağım. 
Karım yün çorap örecek.
Her hafta mektup yazacağız .
-Askere almazlarsa eğer -

Unutabilir miyim seni?
Tahtakurusu ayıkladığımız hapishane gecelerini 
Ve radyoda şark cephesinden haber beklediğimiz 
müthiş anların küfürünü!
-Radyonun yanındaki duvara
kurşun kalemiyle abûs insan yüzleri çizmiştin-

Unutabilir miyim seni hiç? 
Hâlâ beton malta boylarında duyuyorum 
takunyaların sesini! 

Unutabilir miyim seni? 
Dünyayı ve insanlarımızı sevmeyi senden öğrendim,
hikâye, şiir yazmayı
ve erkekçe kavga etmeyi, senden!"


Okuduğum en kısa ama en güzel anı kitapları arasında kalacak yeri.
Bu başka bir şeydi. Bir dost, bu kadar güzel anlatılabilir mi? veya bir dost, bu kadar içten olabilir mi? Orhan Kemal' e olan saygım bir nebze daha artarken, Nazım Hikmet'i bu kadar güzel tanımak... Ne bileyim cümle bile kuramadım çok etkilendim. 1000 Kitap ailem tavsiye ediyorum.

Benzer kitaplar

Edebiyatımızda her zaman eksikliği hissedilen türlerden biridir anı kitapları. Bu kitap ise bu büyük eksiği gideren çalışmaların başında geliyor. Romancılığımızın en önemli isimlerinden biri olan Orhan Kemal, şiirimizin en önemli isimlerinden biri olan Nâzım Hikmet’i anlatıyor. İki dev yazarın hapishane günlerini dile getiren bu çalışma, dünya edebiyatı için bile az rastlanır bir örnek oluşturuyor. İnsanı her şeyin önüne koymuş bir usta, yine en çok insana inanmış bir başka ustayı anlatıyor.
Nazim Hikmet hayranı olan Orhan Kemal'in nazimla aynı mapusa düşmesi sonucu 3.5 yıl içindeki anilari ve sonrasında Orhan Kemal in özgürlüğüne kavuşması ile karşılıklı mektupları... Harika bir kitap
Öncelikle kitabı herkese tavsiye ederim. Gerçekten okunması keyifli, aynı zamanda akıcı bir dille yazılmış bir eser. Kitabı nasıl bitirdiğinizi anlamıyorsunuz. :) Usta bir ismi -Nazım Hikmet- yine başka usta bir isimden - Orhan Kemal- dinliyorsunuz. Bilmem, belki sizin hayatınızda da olmuştur: Bir gün bir insan hayatınıza girer, o kişi bir mükâfat gibidir size. Size o kadar değerli şeyler katar ki...Sizin kendinizi keşfetmenizi sağlar. Nazım Hikmet de Orhan Kemal için öyle bir insan bence. Neyse lafı uzatmayayım, kısacası okuyun! :)
Kitap;Nazım Hikmet'in Çankırı hapishanesinden Bursa hapishanesine nakledilip orada Orhan Kemal'le aralarındaki diyaloglarını ve Orhan Kemal'in usta bir yazar olmasında Nazım'ın rolünü ve daha sonrasında Orhan Kemal'in tahliye olduktan sonraki aralarındaki yazışmalardan oluşuyor.Yazarları tanımak adına anılar çok önemli.Bir solukta okunan sürükleyici bir kitap.
Nazım Hikmet'in insana olan sevgisi, canlılara olan sevgisi ancak bu kadar güzel anlatılır. Gereksiz hiçbir cümle olmayan bir kitap. Yazım dili de her insanın anlayabileceği bir dilde yazılmış.
Sen
"Promete'nin çığlıklarını
Kaba kıyım tütün gibi piposuna dolduran adam"
Sen benim mavi gözlü arkadaşım
Kabil değil unutmam seni.
Orhan Kemal
Sayfa 92 - Everest Yayınları 7.Baskı 2015
Yaşamak:
birer birer
ve hep beraber
ipekli bir kumaş dokur gibi.
Orhan Kemal
Sayfa 5 - Everest Yayınları 7.Baskı 2015
Madenin tuncu
insanın piçi
iyisi de var!
Orhan Kemal
Sayfa 75 - Everest Yayınları 7.Baskı 2015
Yaşamak ne güzel şey…
Anlayarak bir usta kitap gibi
bir sevda şarkısı gibi duyup
bir çocuk gibi şaşarak
YAŞAMAK...
Kederli, mahzun, acılı olmak için sebepler mevcuttur, fakat ümitsiz olmak için tek bir sebep mevcut değildir.
Orhan Kemal
Sayfa 128 - Everest Yayınları
Behey!
Kara maça bey!
Sen şiirin asil kamusuyla konuşuyorsun,
ben asaletten anlamam.
Şapka çıkarmam konuştuğun dile,
düşmanıyım asaletin
kelimelerde bile.
Orhan Kemal
Sayfa 4 - Everest Yayınları 7.Baskı 2015
"Nazım Hikmet etrafındakilere iyilik etmekten zevk duyardı. Mesela, ondan borç para isterlerdi. Çok defa borç verecek parası olmadığı halde, gider, başkalarından borç alır, getirir, verirdi. O kadar ki, bazı gardiyanların bile ona borçlandığını hatırlıyorum."
Orhan Kemal
Sayfa 57 - Everest Yayınları 7.Baskı 2015

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Nazım Hikmet'le 3,5 Yıl
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
128
ISBN:
9789752894105
Yayınevi:
Everest Yayınları
Türk edebiyatında her zaman eksikliği hissedilen türlerden biridir anı kitapları.

Bu kitap ise bu büyük eksiği gideren çalışmaların başında geliyor. Türk romancılığının en önemli isimlerinden biri olan Orhan Kemal, Türk şiirinin en önemli isimlerinden biri olan Nâzım Hikmet'i anlatıyor.

İki dev yazarın hapishane günlerini dile getiren bu çalışma, dünya edebiyatı için bile az rastlanır bir örnek oluşturuyor. İnsanı her şeyin önüne koymuş bir usta, yine en çok insana inanmış bir başka ustayı anlatıyor.


Nâzım Hikmet'le 3,5 Yıl Orhan Kemal'in kaleminden.

Orhan Kemal'in kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır.

Çok aza yazar okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, okurunu onun kadar biçimlendirir.

Orhan Kemal umudu ve aydınlığı yeniden kazanmamız için yol gösterir bize.

Edebiyatımızın en değerli ustalarından biri olan Orhan Kemal'in kitaplarını yayımlamaktan onur duyuyoruz.

Kitabı okuyanlar 45 okur

  • Naci Ünal
  • Deniz Ziştoylu
  • yakup koçoğlu
  • Mete Karagöl
  • Coşkun Can Karacaova
  • Aylin Oğuz
  • Sonsuz sena
  • Mehmet Sait Temizsoy
  • Ercan Teymur
  • paradoks

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8.7
14-17 Yaş
%8.7
18-24 Yaş
%21.7
25-34 Yaş
%47.8
35-44 Yaş
%0
45-54 Yaş
%4.3
55-64 Yaş
%8.7
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57.8
Erkek
%42.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%41.2 (7)
9
%23.5 (4)
8
%35.3 (6)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0