Nazım Hikmet'le 3,5 Yıl

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.900
Gösterim
Adı:
Nazım Hikmet'le 3,5 Yıl
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752894105
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Türk edebiyatında her zaman eksikliği hissedilen türlerden biridir anı kitapları.

Bu kitap ise bu büyük eksiği gideren çalışmaların başında geliyor. Türk romancılığının en önemli isimlerinden biri olan Orhan Kemal, Türk şiirinin en önemli isimlerinden biri olan Nâzım Hikmet'i anlatıyor.

İki dev yazarın hapishane günlerini dile getiren bu çalışma, dünya edebiyatı için bile az rastlanır bir örnek oluşturuyor. İnsanı her şeyin önüne koymuş bir usta, yine en çok insana inanmış bir başka ustayı anlatıyor.


Nâzım Hikmet'le 3,5 Yıl Orhan Kemal'in kaleminden.

Orhan Kemal'in kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır.

Çok aza yazar okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, okurunu onun kadar biçimlendirir.

Orhan Kemal umudu ve aydınlığı yeniden kazanmamız için yol gösterir bize.

Edebiyatımızın en değerli ustalarından biri olan Orhan Kemal'in kitaplarını yayımlamaktan onur duyuyoruz.
128 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Gözleri nasıl denizse Nâzım'ın, saçları güneş, varlığı da gelgit etkisi. Yakınlaştığı her yer coşkuyla dalgalanıyor. Orhan Kemal'in bulunduğu hapishaneye Nâzım'ın geleceği haberiyle tüm hapishanenin dalgalandığı gibi. Başta, onunla daha önce hiç tanışmamış olmasına rağmen hayranlarından biri olan Orhan Kemal'i bir heyecandır alıyor.. Ardından bir çocuk neşesi kaplıyor koğuşları, varlığından önce şiirini yayıyor bulunacağı yere:

"...bir sevda şarkısı gibi duyup
Bir çocuk gibi şaşarak
YAŞAMAK...
Yaşamak:
Birer birer
Ve hep beraber
İpekli bir kumaş dokur gibi."

Dalgaların durulmasıyla durgun denizin huzuru yerleşiyor bu sefer, ipekli bir kumaş gibi dokunuyor sonrasında dostlukları ve içini sıcacık yapıyor insanın.

Nâzımın şiir, resim çalışmalarında önem verdiği detaylara değinerek uzun olmayan bir anı kitabı yazmış Orhan Kemal. Bu açıdan tadı damakta bırakan bir özelliğe sahip. "Memleketimden İnsan Manzaraları" adlı eserini yazarken şiirlerine konu olan isimlere de yer vermiş aynı zamanda. Orhan Kemal'i romana yönlendiren, şiirde değil romanda etkili olduğunun altını çizerek söyleyen kişi, aynı zamanda ünlü ressam İbrahim Balaban'ın ustası Nâzım'ın herkesin saygı duyduğu koca bir üstat olduğunu yeniden hatırlıyoruz.

Nâzım'ın herkes tarafından (düşmanları da dahil) sevilmesinin ve saygın kişiliğinin nedenini, içinde beslediği yaşam sevgisi temeline dayandırmak çokta güç değil. Beş Kardeş dizisinde Onur Ünlü'nün dilden dile dolanan "Kötü olan birisi cebinde Nâzım Hikmet taşır mı hiç?" repliğinin temel taşlarını oluşturuyor insanların onunla ilgili paylaştığı anıları. Bir hayvanı kendi canı gibi koruyup kollayan, çiçeklere şarkı söyleyen, her canlıya kıymet veren ve bunu büyük bir yaşama arzusuyla yapan bir adamdan hiç zarar gelir mi gerçekten? Yaptığı her işi ciddiye alması mı o işten keyif almasını sağlıyordu yoksa yaşama sevgisi miydi yaptığı her işi ciddiye alıp önemsemesi acaba diye sorgularken Candan Erçetin'in "Bahar geldiğinde mi ben böyle olurum, yoksa ben böyle olduğum için mi gelir bahar? Ayrıca bunun seninle ne ilgisi var tabiki ben böyle olduğum için bahar"ı geliyor aklıma, sana en çok yakışan cevabı buluyorsun böylelikle, ah Nâzım. Sanata verdiği değer, insana verdiği kıymet, iyilikseverliğini daha önceden de bilerek tüm bunları bir de Orhan Kemal'den dinlemek, aklımdaki hayalini ellerindeki paletlerle boyadığı tuvaller gibi, tuttuğu çiçekler gibi renklendirdi, şarkıda olduğu gibi.

1940 yılı kışından Orhan Kemal'in hapishane hayatının sonlandığı 26 Eylül 1943 yılına kadar geçen süre zarfında birlikte geçirdikleri anlar, Orhan Kemal'in zihninde yer etmiş, okuduktan sonra bir kez daha kişiliğine aşık olduğum Nâzım'ın Tavşan ve Çilek hikayelerinden sonra Orhan Kemal'in cezaevi notları ve Nâzım Hikmet'in 1949'a kadar Orhan Kemal'e yazmış olduğu bazı mektuplara yer verilmiş kitapta. Bunun yanında sayfaların Nâzım, Orhan ve hapishane arkadaşlarının resimleriyle süslenmiş olması anıları güzelleştiren ve o sayfalara defalarca bakmama sebep olan unsurlardan biri oldu, belirtmek isterim. Nâzım Hikmet'i detaylı bir şekilde inceleyip notlar almasına, bu notları defterlere geçirmesine rağmen elinde bu belgelerin bulunmaması, sadece Orhan Kemal'in zihninde kalanlarıyla yetinmek zorunda kalışımız, belki de bu kitabı ya da Orhan Kemal'i eleştirebileceğim tek noktadır. Sadece bizi ondan mahrum bırakıp daha fazlasını öğrenebilecekken 120 sayfaya da şükür dedirttiği için...

Nâzım'ın hayatının üç buçuk dakikasına dahil olabilmek gözümde çok büyük bir şans iken üç buçuk yılda kurmuş oldukları dostlukta ona veda edebilmek gözlerimi yaşarmadı değil. Özellikle Orhan Kemalin özgürlüğüne kavuşmadan önceki günü Nazım'a yazdığı şiirden sonra:

"NÂZIM HİKMET'E

Sen
"Promete'nin çığlıklarını
Kaba kıyım tütün gibi piposuna dolduran adam"
Sen benim mavi gözlü arkadaşım
Kabil değil unutmam seni.

26 Eylül 1943
Seni yapayalnız bırakıp hapishanede
bir üçüncü mevki kompartımanda pupa yelken
koşacağım memlekete.
Ve tren bir güvercin gibi çırpınarak istasyona girecek,
gözü yaşlı bir genç kadına
beş senenin ardından
Kocasını getirecek.

O dem -ki boş verip istasyon halkına- yanaklarından öperken sevgilimi
sen neşeli mavi gözlerinle bakacaksın içimden bana

O dem -ki yürekten her şey atılacak-
EKMEK - KİN - HASRET
fakat NÂZIM HİKMET
sen şu kadar kilometre uzakta kalmama rağmen 
aydınlık yüreğimin duvarına dayayıp sarı saçlı başını 
batan bir yaz güneşi hüznüyle ağlatacaksın arkadaşını .

Günler geçecek
ekmek derdi çökecek omuzlarıma.
Fabrika.
Makinalar.
Tezgâhım.
Sana şekerkamışı, portakal yollayacağım. 
Karım yün çorap örecek.
Her hafta mektup yazacağız .
-Askere almazlarsa eğer -

Unutabilir miyim seni?
Tahtakurusu ayıkladığımız hapishane gecelerini 
Ve radyoda şark cephesinden haber beklediğimiz 
müthiş anların küfürünü!
-Radyonun yanındaki duvara
kurşun kalemiyle abûs insan yüzleri çizmiştin-

Unutabilir miyim seni hiç? 
Hâlâ beton malta boylarında duyuyorum 
takunyaların sesini! 

Unutabilir miyim seni? 
Dünyayı ve insanlarımızı sevmeyi senden öğrendim,
hikâye, şiir yazmayı
ve erkekçe kavga etmeyi, senden!"


Okuduğum en kısa ama en güzel anı kitapları arasında kalacak yeri.
128 syf.
Orhan Kemal anı türündeki bu eserinde Nazım Hıkmet ile nasıl tanıstıgından başlayarak mektuplaşmalarına kadar geçen süreçte her şeyi olmasa da cezaevinde geçirdikleri pek çok güzel anılarını anlatıyor.Ben bir Nazım Hikmet hayranı olarak daha önce hayatı hakkında az buçuk bilgi sahibi olsamda bu eserde biraz daha onu tanıma fırsatı buldum.Onun ince,naif ve hayat dolu yönünü pek çok kimse bilmez .İşte bu yüzdendir ki o büyük şair olma sıfatına erişmiştir. Kitap oldukça akıcı bir anlatıma sahip Nazım Hikmet'i yakından tanıyan birinin anlatımıyla daha zevkli bir yapıya bürünüyor okurken zorlanmayacağınız türden.
İyi okumalar
128 syf.
Orhan Kemal'in bulunduğu hapishaneye Nâzım Hikmet'in gelmesiyle başlıyor kitap. Orhan Kemal evvelden Nâzım'a hayran. Tesadüf eseri aynı odaya düşüyorlar ve birbirlerine yoldaş oluyorlar. Nâzım bir abi bir öğretmen gibi yol gösteriyor Orhan Kemal'e. 3,5 yıl birlikte mahpusluk yaptıktan sonra Orhan Kemal beraat ediyor. Sonrasında dostlukları mektuplarla devam ediyor. Öyle ki Orhan Kemal Nâzım'ın isteği üzerine oğluna Nâzım adını veriyor. Nâzım severler için güzel bir kitap, tavsiye ediyorum.
128 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Orhan Kemal'i zaten çok severim insanı anlattığı için. Ekmeğinin derdine düşmüş bizleri anlattığı için. Uzun lafın kısası bizi bize anlattığı için. Bu kitapta Orhan Kemal'in Edebiyatımızda büyük bir yer sahibi oluşunun daha ilk yıllarına şahitlik edeceksiniz. Mehmet Raşit Öğütçü den nasıl Koca bir Orhan Kemal çıkmış ilk anlarından kısa bir kesit anlatılıyor üstad tarafından. Zaten kitabın sonunda da Nazım Hikmet Türk Edebiyatını tebrik ediyor üstada yazdığı bir mektupta #evdekal dığımız şu günlerde okunması keyifli olacak etkileyici güzel bir anı kitabı.
İyi okumalar şimdiden
128 syf.
·Beğendi·7/10
Edebiyatı seven Nazım Hikmet ve Orhan Kemal ilişkisine dair bir şeyler öğrenmek isteyen varsa bu kitabı okusun. Akıcı bir dili var hızlıca okunuyor. Güzel bir anı kitabı olmuş.
128 syf.
Bu başka bir şeydi. Bir dost, bu kadar güzel anlatılabilir mi? veya bir dost, bu kadar içten olabilir mi? Orhan Kemal' e olan saygım bir nebze daha artarken, Nazım Hikmet'i bu kadar güzel tanımak... Ne bileyim cümle bile kuramadım çok etkilendim. 1000 Kitap ailem tavsiye ediyorum.
128 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Sarı çilli əllərini uzatdı, parlaq mavi gözləri ilə mənə baxaraq, salam, mən Naziməm deyə salamlaşdı.

Türk realist roman, hekayə ustası olan Orhan Kemalla Nazim Hikmet Bursa həbsxanasında tanış olublar. Kitabda qeyd edilməsə də, maraqlı bir fakt var ki, Orhan əsgərlikdə olanda Nazım Hikmetin şerlərini və Maksim Gorkinin əsərlərini oxuyurmuş və bir dəfə də açıq aşkar şikayətlənir ki, niyə Nazimin əsərləri kitabxanada yoxdur, səhəri gün isə uca səslə Nazimin şerlərini oxuyur. Əsgərlikdən onu məhkəməyə aparırlar, əvvəlcə Kayseridə, daha sonra Adana, ondan sonra 1940cı ilin əvvəllərində Bursa həbsxanasına atası vasitəsi ilə göndərilir. Bir neçə ay sonra isə Nazım Hikmət həmin həbsxanaya göndərilir və onlar tanış olurlar. Həbsxanadakı insanlar Nazıma Orhanın həbsxanaya girmə səbəbini izah edirlər və onlar daha da yaxın dostlaşırlar.

Nazım Orhanla bir otağı bölüşür, və Orhanla ciddi məşğul olur, ona fransız dili, tarix, ədəbiyyat, fəlsəfə oxudur və bildiyi hər şeyi öyrədir. İlk dəfə şerlərini dinləyəndə onu yaxşıca danlayır, daha sonra isə nəsr əsərini görüb Orhanı məhz bu yolla davam etməyə məcbur edir. Odur ki, Orhan Kemal Nazımla tanışlığını həyatının dönüm nöqtəsi hesab edir.

Kitabda Nazım haqqında o qədər gözəl fikirlər var ki, onu həm ədəbiyyat, incəsənət nümayəndəsi kimi coşub çağlayan biri kimi, həm də bəşəriyyətə, insanlara, xüsusən də uşaqlara qarşı sevgi dolu, aşiq biri kimi tanış oluruq. Odur ki, Orhan Kemal 1943cü ildə həbsxanadan çıxanda Nazıma yazdığı şerdə qeyd edir ki: "Səndən öyrəndik, insanları, dünyanı sevməyi."

Xırdaca bir nüansı da qeyd edim ki, Nazımın anası rəssam imiş, həbsxanaya ziyarətə gələrmiş və Nazımın portretini onla zarafatlaşa-zarafatlaşa çəkibmiş. Nazım isə anasından öyrəndikləri ilə rəsm çəkirmiş. Hətta həbsxanada radionun asılı olduğu divara müxtəlif cızma qaralar da edirmiş.

Xülasə, xoş mütaliələr!
136 syf.
·6 günde
Orhan Kemal'in kaldığı hapishaneye Nazım Hikmet'in geleceği haberiyle başlayan.Bundan sonrası için devam eden "Orhan Kemal" ve "Nazım Hikmet" dostluğu...

Orhan Kemal'in şiir ile başlayan edebiyat hayatına Nazım'ın bir dokunuşuyla en usta romancılardan biri oluşunun kitabı diye de biliriz...

Orhan Kemal kitabında Nazım Hikmet'i o kadar güzel anlatır ki ben anlatmayayım en iyisi siz okuyun.
128 syf.
·2 günde·Beğendi·6/10
Orhan Kemal'in, Kemal Tahir'in, İbrahim Balaban'ın büyük sanatçılar olmasında Nazım Hikmet'in payı çok büyüktür. Her üçüyle de hapishanede yapmış, onları yönlendirmiş, büyük yazar ve ressam olmalarına katkıda bulunmuştur. Nazım Hikmet'le karşılaşmış olmasalar şimdiki ünlerini, sanatçı kişiliklerini kazanmış olurlar mıydı, işte burası şüphelidir.

Nazım Hikmet'le 3'5 Yıl, Orhan Kemal'in anılarından oluşan bir kitap. Kolayca okunan, hoş tebessümlere vesile olan bu iki büyük yazar ve şairin hayatlarının 3'5 yıllık bir kesitine göz atan bir kitap.

Kitapta Orhan Kemal'in Nazım ile olan anıları ve kimi enstantaneler var. Nazım'ın bazı şiirleri ve Orhan Kemal ile olan resimleri de var. Bilhassa Nazım'ın resim yaparken nasıl çalıştığına dair gözlemleri, insan Nazım'ın, hümanizmine dair gözlemleri var. Diğer mahkumlara ilişkilerine dair gözlemleri var.

Kitabın sonunda Orhan Kemal'in, Nazım'la yaşadığı iki hikayesine ve Nazım'ın yazdığı mektuplara da yer verilmiş. Bu mektupların tek taraflı olduğunu garip karşıladığımı belirtmeliyim. En azından Orhan Kemal bu mektuplara ne cevaplar verdi, buna dair karşılıklı yazışmalara yer verilebilirdi. Nazım Hikmet hapisten çıktıktan sonra görüştüler mi , karşılaştılar mı bu bilgi de verilebilirdi.

Şiir yazan Orhan Kemal'in Nazım'ın yönlendirmesiyle öykü ve roman yazmaya başladığını biliyoruz. Bu konudan kitapta gereği kadar bahsedilmiş ama Orhan Kemal yazma süreci hakkında bilgi vermiyor. Tek taraflı mektupların kitapta yer alması eksiklik hissine sebep oluyor.

Nazım Hikmet'le 3,5 Yıl bir çırpıda okunan, bu iki büyük yazarın anılarını hapishanede neler yaşadıklarını merak edenler için ilginç bir kitap olabilir. Yukarıda yazdığım nedenlerle kitabın eksik kalmış hissi oluştu bende. Belki de beklentim büyük olduğu içindir bilemiyorum...
128 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Yazarımız tutuklanıp cezaevine konuldu ve Nâzım'la 3,5 yıllık birliktelik başlar . Unutulmaz anlar yaşarlar. Nâzım Hikmet takunya giyermiş takur tukur gezinirmiş kiminin hoşuna gidermiş kiminin gitmezmiş kızarlarmış oda hiç aldırış etmez iş. Birgün Nâzım'a bir tavşan yavrusu alıp hediye etmişler çok sevinmiş tavşan koştukça oda koşarmış peşinden takur tukur rahatsız olurlar ol. Nâzım'ın eşi ziyarete geldiğinde tavşanı alıp götürmüş koğuştakiler çok sevinmişler artık koşturmaz diye Nâzım üzülmüş tavşanı varken yazmayı bırakmış olan Nâzım tekrar yazmaya başlamış.
128 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Sarı bukleli, mavi gözlü Nâzım Hikmet; asil, yetenekli, zeki, özverili olduğu kadar hayvanları ve insanları da çok severmiş. Bu güzel özelliklerinin yanında Orhan Kemal, dostunu, Nâzım Hikmet'i öyle güzel anlatmış ki böylesi güzel bir insan ölümsüz olmalıymış diyorsunuz. Orhan Kemal, yani asıl ismiyle Mehmet Raşit Öğütçü, Nazım Hikmet'le Bursa Cezaevi'nde tanışmışlar. Büyük hayranıymış üstadının, ondan bir şeyler öğrenmek için can atıyormuş. Nitekim de öğrenmiş, Nâzım Hikmet'le karşılaşması onun yazarlıkta önünü açmış. Şiir yazmak için çabalayan Orhan Kemal, Nâzım'ın tavsiyesiyle düz yazıya yönelmiş. Ondan eğitimler almış. Nâzım'dan eğitim alan tek kişi değilmiş elbette. İbrahim Balaban da ondan resim üzerine eğitim almış ve büyük bir ressam olmuş. Orhan Kemal, bu eserinde, Nâzım'la olan hapishane anılarını anlatmış yanı sıra mektuplaşmalarını da eklemiş. Anı niteliği taşıyan eserinin, hafızasına yenik düştüğünü söylerek istediği gibi olmadığını söylese de eser 10/10'luk bir güzellikti. Orhan Kemal, Nâzım Hikmet'ten nefret edenlerin bile aslında onu sevdiğini söyler. İki güzel adamı tanımada başlangıç için güzel bir eser, tavsiye ediyorum.
Sen
"Promete'nin çığlıklarını
Kaba kıyım tütün gibi piposuna dolduran adam"
Sen benim mavi gözlü arkadaşım
Kabil değil unutmam seni.
Orhan Kemal
Sayfa 92 - Everest Yayınları 7.Baskı 2015
Senin ve benim gibi insanların hayatında kadınlarının bilemediği gibi tesiri vardır, bizim batmamızda da, çıkmamızda da onların rolü büyüktür...
“Ben malum ya, balıklardan balinayla hamsiyi birbirinden çok iyi ayırt ederim .”

“Ağaçlardan çınarla dişbudağı ve selviyi karıştırırım.Kavak, söğüt, bir de çamı iyi bilirim.”

Öyle tuhaf söylüyor ki,namussuzum, bütün sözlerinden “söz yerindeyse” bal gibi şiir sızıyor.Bu adam yalnız şair değil, hayattaki fonksiyonu itibariyle,yahut fizyolojikman “şiir üreten bir makine.”

“Bir de atkestanesini tanırım, o da kestaneyi verdikten sonra... Çiçeklerden gül, papatyayı bilirim.”

“Fesleğeni ?”
“Fesleğen mi ? Böyle münasebetsiz bir şeyi ilk defa duyuyorum .”
..........
Yaşamak ne güzel şey
TARANTA _ BABU

yaşamak ne güzel şey...
Anlayarak bir usta kitap gibi
bir sevda şarkısı gibi duyarak
bir çocuk gibi şaşarak
YAŞAMAK.....

Yaşamak:
birer birer
ve hep beraber
ipekli bir kumaş dokur gibi...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Nazım Hikmet'le 3,5 Yıl
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752894105
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Türk edebiyatında her zaman eksikliği hissedilen türlerden biridir anı kitapları.

Bu kitap ise bu büyük eksiği gideren çalışmaların başında geliyor. Türk romancılığının en önemli isimlerinden biri olan Orhan Kemal, Türk şiirinin en önemli isimlerinden biri olan Nâzım Hikmet'i anlatıyor.

İki dev yazarın hapishane günlerini dile getiren bu çalışma, dünya edebiyatı için bile az rastlanır bir örnek oluşturuyor. İnsanı her şeyin önüne koymuş bir usta, yine en çok insana inanmış bir başka ustayı anlatıyor.


Nâzım Hikmet'le 3,5 Yıl Orhan Kemal'in kaleminden.

Orhan Kemal'in kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır.

Çok aza yazar okurunun dünyasında onun kadar iz bırakır, okurunu onun kadar biçimlendirir.

Orhan Kemal umudu ve aydınlığı yeniden kazanmamız için yol gösterir bize.

Edebiyatımızın en değerli ustalarından biri olan Orhan Kemal'in kitaplarını yayımlamaktan onur duyuyoruz.

Kitabı okuyanlar 294 okur

  • Fatma NAS
  • Özlem B.
  • HALUK SEYİT
  • Muhammet Kolcu
  • Tuana Türkmen
  • şule
  • emine falay
  • Arzu K
  • Günay
  • Elif Nur Yaşar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8.7
14-17 Yaş
%8.7
18-24 Yaş
%21.7
25-34 Yaş
%47.8
35-44 Yaş
%0
45-54 Yaş
%4.3
55-64 Yaş
%8.7
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57.8
Erkek
%42.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%41.2 (47)
9
%23.7 (27)
8
%21.9 (25)
7
%8.8 (10)
6
%0.9 (1)
5
%1.8 (2)
4
%1.8 (2)
3
%0
2
%0
1
%0