Olamaz aç benim oğlum! Kabul edemem açlığını! Velev olsa idi aç, çalmayacak idi, etmeyecek idi tenezzül hırsızlığa. Tükürecek idi kan, söyleyecek idi içtim kızılcık şerbeti! Şimdi sizden ederim istirham, edesiniz mahkûm, atasınız hapislere!
Başıbozuk, sütsüzler toplanıyor, İsmet Paşa'ya da, partisine de veryansın ediyorlardı. Buysa insanlık değildi. Bir acı kahvenin kırk yıl hatırı varsa, koskoca İsmet Paşa'nın neden olmasındı?
Bazı insanlar arada yaşar hayatı.
Akıllarıyla kalpleri arasında bir yerde.
Yani boğazlarının son düğümünde.
Anlaşılmadıklarından dolayı susmayı ,
Mecburiyetlerinden dolayı kalmayı ,
Vazgeçti denilmesin diye savaşmayı ,
Ve kırmamak için ise; bazen kırılmayı seçerler.
Ki onlar,
Hayatın akışına bırakmışlardır bir çok şeyi
Tutulmayan sözlerin, unutulan sevginin
Yalan olan hayallerin şikayetçi taraflarıdır onlar.
Haksızlığa uğramış bir hayatın ,
Sabreden taraflarıdır onlar.
Yalnızlığı sevmiyorum
Yalnız kim ola ki
Kendim...
Kendimin kendini sevmiyorum
Kediler hariç...
Kahve ocakçısı olacaktım ben
Tuttum kavlimi
Yazdıklarımsa hep nafile
Hep nişanlı angaje ısloganlı
Can, diyorlar, bir kahve yap şu dümenin ağzına
Kallavi olsun!
Bende yoksa kahve, yemişçiden tedariklenip
Ve cazveyi ateşe sürüp, üstüne yemeni, şekerini
Taşırmadan pişiriyorum
Biliyorum, bilmez miyim bu kahve ocağınnan
Ocağımızı bucağımızı
Isıtamayacağımı!
İşte onun içinde de içim titreyerek
Cezvenizi sürüyorum ateşe
Bir kahvenin hatırı vardır değil mi
Bir kahvenin, bir şiirin hatırı?
Dileğim sizden
Tersine bir reklamla!
OKAMAYIN BENİ!