'Sığınılacak güvenli liman ya da tutunacak sağlam bir dal ihtiyacını insanın anlam arayışına bağlıyorum ben. Anlam arayışı temel bir güdü... Hayatı anlamlandırmak, yaşananları anlamlandırmak, ölümü anlamlandırmak, olanı ya da olmayanı anlamlandırmak insanı diğer canlılardan ayıran konuşma yeteneği kadar kuvvetli bir arzu bence... İnsan bir şeyi anlamlandıramadığında çaresizlik içinde boşluğa sürükleniyor. Sonsuz bir hiçlik içinde yüzüp durmak ama hiçbir yere varamamak gibi... İnsan için ölümün bile bir anlamı olmalıdır. Ölümün sonunda ikinci bir hayat olmalıdır mesela ya da bir cennetle cehennem...'