Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sen giderken gözlerimin dolduğunu gördün mü?
Yüreğimin paramparça olduğunu gördün mü?
Sen giderken karanfiller sıralıydı, sıralıydı
İçlerinden biri var ki benim gibi yaralıydı
Sen giderken çiçeklerin solduğunu gördün mü?
Ellerimin saçlarımı yolduğunu gördün mü?
Sen giderken bahar mıydı, nergiste çiçek var mıydı?
İki nefes alıp vermek, yaşamak bu kadar mıydı?
Yok yok! Bu kez ateş, sadece düştüğü yeri yakmakla yetinmedi. Yüreğimin sessizliğinde kalamayacak kadar güçlü yankılanan bu feryadın, boş yere yükselmediğine tanık olmak en büyük tesellim oldu. Belki de kulakları tırmalayan bu uğultuya hepimizin ihtiyacı vardı; belki de dünya, daha güzel bir yer olmak için çırpınıyordu. Artık şundan eminim ki meğer çiçekler ağlarken de açarmış; meğer oğlum Mattia Ahmet Minguzzi GİBİ hı milyonlar varmış. Umarım herkes, sevgiyle ve saygıyla beslenerek biraz daha büyür. Ve dünya, içindeki kötülüklerle dönmeyi bir süreliğine bırakır. Ta ki uçup giden meleğimin bizim için açtığı kanatlarına her birimiz tutunmayı başarana kadar.
Beklenti, hayal kırıklığının habercisidir.
Bir telefon, bir ilgi, bir hatırlanma…
Oysa mutluluk, dışarıda değil.
Bir tabak güzel yemek, bir kitap, bir yürüyüş, bir şarkı…
İnsan, kendi kendine de iyi gelebilir.