Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hakim, yaşlı çifte sormuş:
“Bunca yıldan sonra neden ayrılmak istiyorsunuz?”
Yaşlı kadın cevaplamış:
“Hakim bey, bir ay öncesine kadar aklımda böyle bir şey yoktu. Eşim bana bir mine çiçeği hediye etti. Ben de çiçekleri çok severim. Bu çiçek ise sürekli sulanması gereken bir çiçekmiş. Kocam da düzenli aralıklarla sulanmazsa öleceğini söyledi.
Ben kemik rahatsızlıkları olan biriyim. Geceleri uykumdan kalkıp çiçeği sulamam gerekti. Ama bir gün fark ettim ki, kocam bir kez olsun benim ağrılarıma, hastalığıma rağmen gece kalkıp o çiçeği sulamamış.
Bunun üzerine, bu kadar düşüncesiz bir insanla daha fazla yaşamamam gerektiğine karar verdim.”
Hakim, kadına hak verir ama usulen adama da sorar:
“Senin söyleyecek bir şeyin var mı?”
Yaşlı adam başını eğer, yavaşça konuşur:
“Eşimin anlattığı her şey doğru, tek bir şey dışında… Mine çiçeği aslında çok sulandığında ölür.
Karımın kemik rahatsızlığı var ve doktor, iyileşmesi için düzenli egzersiz yapması gerektiğini söylemişti. Ama eşim bunu yapmıyordu. Ben de böyle bir yol buldum.
Çiçek ölmesin diye her gece kalkmak zorunda kaldı. O her uyandığında ben de uyanık olurdum. İşini bitirip tekrar uyuduğunda, ben gidip çiçeğin fazla suyunu boşaltır, toprağını peçetelerle kuruturdum. Sonra da yatağa gelip bana hayat kaynağı olan, canımdan çok sevdiğim eşimi doya doya severdim.
Sevgiyi buldum da erişemedim
Göz göze bakışıp gülüşemedim
Bir araya gelip dertleşemedim
Derdimi dökmeye zaman mı verir?
Derdimi demeye fırsat mı verir?