Elif

"Ya edebiyat, ayna nöronları harekete geçirmek ve eylemin ürpertilerine az bedel ödemek için bakılan bir televizyonsa? Ya, daha kötüsü, edebiyat, ıskalanan her şeyi bize gösteren bir televizyonsa? Merhaba dünyanın hareketi! Kusursuz olmalıydı, ama felaket oluyor. Gerçekten yaşanması gerekirken, daima aracılarla haz alınıyor. O halde size soruyorum: Bu dünyada niçin kalmalı?"
Sayfa 89·Kitabı okudu
Reklam
"Çünkü asıl kötüler herkesten nefret ederler, bu kesin, ama özellikle de kendilerinden nefret ederler. Birisi kendinden nefret ettiğinde bunu hissetmez misiniz siz? Bu onu yaşarken öldürür; kendi olmanın bulantısını hissetmemek için kötü duygularını olduğu kadar iyi duygularını da uyuşturur."
Sayfa 80·Kitabı okudu
"Askerin düzen ve temizlik takıntısı bilinir. Muharebenin düzensizliğine, savaşın pisliğine ve ardında bıraktığı tüm o insan parçalarına karşı savaşmak için bu şart. Aslında Colombe belki de normu ortaya çıkaran şiddetli bir vaka, bilmiyorum. Hepimiz hayatı askerlik yapar gibi ele almıyor muyuz? Kimileri odalarını ova ova temizliyorlar, kimileri işten kaytarıyor, iskambil oynayarak vakit geçiriyor, kaçakçılık yapıyor, entrika çeviriyor. Subaylar emrediyor, askerler itaat ediyor, ama kapalı kapılar ardında oynanan bu komediye kimse kanmıyor: Bir sabah ölüme gitmek gerekecek, subaylar da askerler de, sersemler de, kaçak sigara satan ya da tuvalet kağıdı pazarlayan küçük kurnazlar da, herkes."
Sayfa 72·Kitabı okudu
"Ölümün ne zaman geleceğini henüz bilmiyor olsak da, eli kulağında olduğunu kesin olarak bilmek elimizi kolumuzu bağlar. Hem kendi içimizde hem de birbirimize bu görünmez bağla bağlanırız. Bir eve hastalık girdiğinde yalnızca bedeni ele geçirmekle kalmaz, kalpler arasında da karanlık bir ağ örer ve umut bu ağa gömülür."
Sayfa 60·Kitabı okudu
"Bütün fenomenoloji bu kesinlik üzerine oturmuştur: Ontolojik saygınlığımızın işareti olan düşünümsel bilincimiz, incelenmeye değen tek kendiliğimizdir, çünkü bizi biyolojik determinizmden kurtarır."
Sayfa 48·Kitabı okudu
Reklam