Meryem

Sevilen bir kadın, bir erkeğin bütün acılarını dindirebilirdi...
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Son Kalandar gecemizde işte sen bana aynı soruyu soruyordun: "İsmail, heybende ne var?" Bu kez heybemdeki gerçek variyeti dökmüştüm ortaya. Şairdim ya! "Heybemde kalem var, kağıt var." Şimdi ben söylüyorum sana. Bu gece Hamidiye Etfal Hastanesi'nde Kalandar. "Ben; İstanbul'da felsefe okumaya niyet etmiş, Sultanî mezunu, Balkan Gönüllüsü İsmail Efendi; bir şiir kitabı yazmaya niyet etmiştim, eşikten öteye geçemedim. Heybemde sadece kırık kafiyeler var."
Büyükhanım başını salladı yemenisinin ucuyla gözlerini silerken. Bütün sıkıntı zamanlarında daima tutunduğu müjde yine dilinin ucuna geldi: "Ey sıkıntı şiddetlen, nasılsa geçeceksin." Bir sıkıntının geçeceğine duyulan güven, ona dayanmanın tek çaresiydi. Şüphe geçmezdi içinden Büyükhanım'ın, hâşâ!

Meryem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·272 syf.·
45 günde okudu
·
2025 11. kitabı
Mehmet Rauf
7.5/10 · 50,1bin okunma
Halbuki hayata karşı isyan insanı hatta rahattan mahrum bırakıyor, felaketten felakete değil, sefaletlere, hatta rezaletlere atıyor, pislik içinde bile çalkalıyordu. Ve birdenbire aklına geldi ki kış gerçekten her şeyi çürütüyor, harap ediyordu. Fakat öyle çiçekler, öyle fidanlar vardı ki bunları onun zulmüne karşı önlemler, çabalarla saklayabiliyorlar, koruyabiliyorlardı. Demek hayatın eylülünde de ümitsizlik ve keder yerine çaba bir şeye yarayabiliyordu. Bu gerçi, bahardaki ferahlık ve tazelik olamazdı, fakat hayattan daha fazlasını istememeliydi. Bu bir tazelik olmamakla beraber yine bir hayat, en çok da sakin ve hiç olmazsa rahat bir hayat olurdu. Çabuk ve ateşle, az fakat bayılarak yaşamak isteyenlere gelince; onlar hem başaramıyorlar ve hem sönüp gidiyorlardı, o da denemek istemiş ve bu kadar yıkılmıştı.