Milyonlarca halk bedenen, ruhen, fikren ve ahlaken çürüyor da, hiç kimse bu kokmuşluğu görmüyor. Herkesin karakteri bozulmuş veya herkes bu yozlaşmışlığa alışmış da bunu doğal bir durum sanıyor sanki ama bu böyle mi olmalıdır?
Carlye'a göre halk kitleleri, heykeltıraşını bekleyen hareketsiz ve cansız kil yığınlarıdır fakat ortaya bir sanatçı, büyük bir insan, kahraman; bir Sezar, Napolyon, Büyük Petro, Sokrates veya Muhammed çıkar ve elindeki kili şu veya bu şekle sokar. İnsanları ve kitleleri istediği şekle sokabilir bu insanlar.