İnsanı tehdit eden şey makineler değil, insanın kendini unutmasıdır.”
Hayati Yolcu’nun İnsan Ötesi kitabı, bizi 2050 yılına götürüyor: Yapay zekâların, süper bilgisayarların ve biyoteknolojinin insanı aşmaya başladığı bir çağ…
Peki, bu noktada “insan” kalabilmek mümkün mü?
Roman boyunca şunu sorguluyorsunuz:
“Teknoloji bedenimizi dönüştürebilir, ama ya ruhumuzu?”
Atlas’ın yaşadığı dönüşüm, bir yandan güç verirken, bir yandan da şu soruyu zihnimize kazıyor:
“Gerçek ilerleme, makinelerle mi olacak, yoksa içimizdeki insanı yeniden keşfetmekle mi?”
Bu kitap, geleceğe dair bir distopyadan çok, insanlığın anlam arayışını yeniden hatırlatan felsefi bir yolculuk.