📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çok uzun süredir bu kadar kalbimi kıran bir kitap okumamıştım sanırım. Tüm kitap boyunca empati yapıp bunun üzerine gözyaşı dökmeme engel olamadım.
Willow, osteogenesis imperfecta hastalığıyla dünyaya gelmiş bir çocuk. Yani bir cam çocuk. Hapşırırken, gülerken, uyurken dahi kemikleri kırılabiliyor. Kitabı Willow'un annesi Charlotte, babası Sean, ablası Amelia, annesinin en yakın arkadaşı ve doktoru Piper ve de avukat Marin'den okuyoruz.
Willow'un nasıl bir hayat yaşadığını ve çevresindeki insanların ne hissettiğini onların gözünden anlamış oluyoruz. Kitap Charlotte'nin kusurlu doğum üzerine bir dava açmasıyla olan şeylere değinmişti.
Her tarafta da yıkım olur mu be kardeşim? dedirtti kitap bana.
Kitapta en sevdiğim karakter Amelia'ydı sanırım. Willow'u saymıyorum, çünkü onu zaten çok sevdim ama Amelia... Willow gibi diğerlerinin de yaşadıkları ağırdı. Özellikle de Amelia'nın yaşadıkları.
Son olarak isyan edip gidiyorum. Neden öyle bir son? Cidden neden, sevgili yazar?
Cam ÇocukJodi Picoult · April Yayıncılık · 20201,126 okunma
Edgar Allan Poe uzun süredir okumak istediğim bir yazardı ve kütüphanede kitabına rastlayınca artık okumanın zamanı geldiğini fark ettim.
Kitapta tüylerinizin ürpermesine neden olacak, gerilim dolu hikayeler mevcut.
Ben şahsen tüm hikayeleri içimde bir kuşkuyla okudum. Yazar cidden insanı germe işini çok iyi yapmış öykülerinde.
Benim en sevdiğim, korktuğum, sanki sayfaların arasından biri "böö" yapacakmış gibi hissetmeme sebep olan hikayeyse kitaba adını veren Morgue Sokağı Cinayeti'ydi.
Kitapta süregelen bir cinayet var ve cinayeti kimin işlediğini bulmaya çalışıyor anlatıcı ve arkadaşı.
Benim için okuması keyifli bir kitaptı. Yeni bir yazarla tanıştığım için çok mutluyum.