meriousy

meriousy
@meriousy
Kirli ve utandırıcı şeyler var sadece. Neden acı çekiyorum, endişeleniyorum, yalnız hissediyorum, üzgünüm falan diyorum acaba? Her şeyi açıkça söylesem ölür müyüm sanki? Hissettiklerimi çok iyi biliyorum ama onları tanımlayacak tek bir isim, sıfat söyleyemiyorum. Sadece kaygılanıp duruyorum, en sonunda da öfkeden kudurup gözüm dönüyor.”
İnsan ve Duygular
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Kimse bizim çektiğimiz acıları gerçekten bilmiyor. Kimbilir büyüdüğümüzde, şimdiki acılarımızı ve üzüntü lerimizi saçma bir şeymiş diye hatırlayacağız belki. Ama yetişkin olana kadarki bu uzun ve can sıkıcı dönemi nasıl yaşamamız gerekiyor? Bunu kimse söylemiyor. Kendi hâline bırakmaktan başka çaresi olmayan kızamık gibi bir hastalık mı acaba? Ama kızamıktan ölenler, gözlerini kaybedenler de var. Kendi hâline bırakmak olmaz. Her gün böyle bunalıma girip, sinirlensek de aynı zamanda yoldan çıkarak geri dönüşü olmayan bir hâle gelen ve hayatları mahvolup altüst olan insanlar, intihar edenler var. İntihar ettikten sonra insanlar, "Ah, biraz daha yaşasaydı anlayacaktı ama. Biraz daha büyüdüğünde kendiliğinden anlayacaktı," diye üzüntülerini dile getirseler de olmuyor, keşke mevzubahis kişinin yerine kendilerini koysalar. O zaman o kadar acıya rağmen yine de sonuna kadar dire nip, insanlardan bir şeyler duymak için kulak kabarttı ğında sadece kesin uçları olmayan doğrucu öğütler ve ya tıştırıcı sözlerin tekrarlarıyla karşılaşmanın, biz gençleri ne kadar utanç içinde yolun yarısında terk edilmiş gibi hissettirdiğini görebilirler. “
Sayfa 50·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
“birden hissettigim mide bulandiran ve can sıkıcı his, işte o hisse benzer ama hayır, degil. tam o değil, biraz daha katlanılamaz bir şey. sanki bir kutuyu açımca içinde küçük bir kutu varmış, o küçük kutuyu açınca içinde daha da küçük bir kutu, o kutuyu açınca küçük bir kutu daha… sonra bu şekilde yedi, sekiz… açtıkça sonunda nihayet zar kadar küçük bir kutu çıkmış ve onu da açınca hiçbir yokmuş, bomboşmuş gibi bir his.”
İnsan ve Duygular