Dünyada bugün kendilerini çok büyük sanan daha niceleri var ki burada ,domuzlar gibi, çamurların içine girecekler; arkalarında müthiş bir nefretten başka bir şey kalmayacak!
Doğanın bizi tehdit eden tehlikelerinden kurtulabilmek için bir araya geldik ve diğer şeylerin yanı sıra ortak yaşamımızı mümkün kılma amacına da yönelik olan insan uygarlığını oluşturduk. Çünkü uygarlığın asli görevi, gerçek varlık nedeni bizi doğaya karşı savunmaktır.
Ayrıca bastırılan ve ezilen sınıflar efendilerine duygusal olarak da bağlanabilirler. Düşmanlıklarına rağmen ezen sınıfta kendi ideallerini görebilirler. Temel de doyum verici olan böylesi ilişkiler var olmasaydı, büyük insan kitlelerinin haklı düşmanlığına rağmen bazı uygarlıkların nasıl olup da bu kadar uzun süre varlıklarını sürdürebildiklerini anlayabilmek olanaksız olurdu
Toplumun yalnızca belirli sınıfları için geçerli olan kısıtlamalara döndüğümüzde, pek çirkin ve daima bilinen bir durumla karşımızda buluruz. Bu az imtiyazlara sahip sınıfların, korunan sınıfları imtiyazları nedeniyle kıskanmaları ve kendilerini üzerlerindeki fazladan yoksunluktan kurtarmak için ellerinden gelen her şeyi yapmaları doğaldır.