Celaena hiç düşünmeden kollarını dolayıp Sam’i kendine çekti.
Sam kaskatı kesildi ama az sonra o da Celaena’ya sarıldı. Celaena, Sam’in kokusunu içine çekti, terinin kokusunu, keskin toz toprak kokusunu, kanının metalik kokusunu… Sam yanağını Celaena’nın başına yasladı. Celaena en son ne zaman birinin ona sarıldığını hatırlamıyordu, gerçekten hatırlamıyordu.
(…)
Ama nedense Sam’e sarılmak farklıydı. Bir anlığına da olsa Sam’in sıcaklığına gömülüp bütün dertlerini unutmak istiyordu.
“Sam,” diye mırıldandı genç adamın göğsünde.
“Hmm?”
Celaena kollarından sıyrılıp Sam’den biraz uzaklaştı. “Sana sarıldığımı birine söyleyecek olursan… bağırsaklarını deşerim.”
Sayfa 83 - Celaena Sardothien, Sam Cortland·Kitabı okudu
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Rolfe bir küfür savurdu. “Arobynn benimle muhatap olması için on altı yaşında bir kızı mı gönderdi yani?”
“Arobynn sana elindekilerin en iyisini gönderdi. Onur duyman gerek.”
Celaena kahkahalara boğulurken yumruğunu masaya indirdi, hem de tam olarak rol icabı yapmamıştı bunu. Sam elini beline kaydırınca içine kor gibi bir ateş düştü, acaba o da hâlâ rol mü yapıyordu?
Sayfa 68 - Celaena Sardothien, Sam Cortland·Kitabı okudu
Faşizmin insan ruhuna verdiği korkunç zararlardan bahseden bir kitaptı. Karakterlerin duygularını o kadar iyi aktarmış ki Zweig, okurken resmen yaşadım. Bu kadar kısa kitapta bile karakterlerle bağ kurdurabilmeyi başarmış. Her karakteri ayrı ayrı sevdim. Çok akıcı bir kitaptı. Stefan’ın bu kitabı bitirdikten sonra intihar etmiş olması da önem teşkil ediyor…
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,5bin okunma