10/10
·134 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
Mozart’ın bestelediği ve Lorenzo Da Ponte’nin librettosunu yazdığı Figaro’nun Düğünü, opera tarihinin sadece en eğlenceli ve aynı zamanda en devrimci eserlerinden biridir. ️🩷 Fransız yazar Pierre Beaumarchais’nin aynı adlı tiyatro oyunundan uyarlanan bu opera, 1786 yılındaki ilk gösteriminden bu yana güncelliğini ve büyüsünü hiç kaybetmedi. Ben Mersin Devlet Opera ve Balesinden çok keyif alarak izlemiştim. Karşıma bir daha çıksa yine hiç düşünmeden izlemeyi tercih eder içinde kaybolur eririm Eser, Kont Almaviva’nın sarayında uşak olan Figaro ile Kontes’in hizmetçisi Susanna’nın düğün gününde geçer. Hikaye temelde tek bir güne sığdırılmış bir entrikalar yumağıdır. Kont Almaviva, gözü dışarıda bir çapkındır ve kaldırdığını iddia ettiği "ilk gece hakkını" Susanna üzerinde kullanmak ister. Figaro ve Susanna, Kontes Rosina’nın ve sarayın diğer renkli karakterlerinin yardımıyla Kont’a unutamayacağı bir ders vermek için zekice bir plan yaparlar. Peki devriminin ayak sesleri nerede geliyor ? Sınıfsal eleştiri sunma kısmında. Kont gücü elinde bulunduran kibirli, bencil pislik biridir. Hizmetçi sınıfından olan Figaro ve Susanna; zeki, pratik zekalı ve olayları kontrol eden karakterler olarak gücü eline alır:) Figaro’nun Düğünü, komedi olmasının dışında çok güçlü bir insanlık ve adalet manifestosu bence. Operanın sonunda Kont’un diz çöküp Kontes’ten af dilediği ve Kontes’in onu bağışladığı sahne sadece bir evlilik krizinin çözülmesi değil; sınıflar, cinsiyetler ve insanlar arasında bir uzlaşı ve barış çağrısıdır. ​Mozart, insan kusurlarını (kıskançlık, şehvet, kibir) yargılamadan, onları muazzam bir empati ve müzikal estetikle ele alan harika bir sanatçı Bu yüzden Figaro’nun Düğünü, yazıldığı çağın çok ötesinde her dönem için ayna niteliğinde harika bir eser.
Figaro'nun DüğünüWolfgang Amadeus Mozart · Fihrist Kitap · 20244 okunma
10/10
·118 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
Hayattaki en büyük şansım, öğretmen bir anne babanın çocuğu olmak. Ama annesi Halk Eğitim Merkezi'nde bir öğretmen ise duble şans oluyor bu. Çünkü beni daha küçücük bir çocukken tiyatroyla tanıştırdı adeta sanatın içine doğdum diyebilirim:) Çocukluğum sahne arkasında, o kocaman kadife perdeyi açıp kapatan düğmeyle oynamakla geçti. Salon benim için uçsuz bucaksız bir oyun alanıydı; bir oyun günde beş temsil yapıyorsa beşini de soluksuz izler, repliklerini ezberlerdim. İşte Alexandre Dumas’nın ünlü romanından uyarlanan Kamelyalı Kadın da benim için böyle çünkü 100 kez izlesem asla doymam:) Mersin Devlet Opera'dan tam 4 kez izledim! Fihrist Kitap'ın bu paralel çevirili edisyonu, Violetta ile Alfredo’nun o trajik aşkını sayfaları çevirirken bir kez daha hissettim ki bu eser sadece romantik bir kavuşamama hikayesi değil, aslında 19. yüzyıl Paris sosyetesinin o soğuk, maskeli ve ahlaki ikiyüzlülüğünü yüzümüze çarpan muazzam bir toplumsal eleştiri. Violetta, gerçek aşk uğruna alıştığı o lüks ve ihtişamlı hayatı geride bırakıp kendine temiz, yeni bir düzen kurmaya çalışırken; onun bedenini eriten o dönemin amansız hastalığı verem, bana göre aslında toplumun ahlaki çürümüşlüğünü simgeliyor. Sosyal normların, yanlış anlaşılmaların ve o ağır mahalle baskısının gölgesinde, bu saf aşkın daha ilk perdeden itibaren acı dolu bir sona mahkum edilişini izlemek insanın yüreğini fena halde burkuyor. ​Böylesi güçlü ve kült eserlerin bir okurun kütüphanesinde mutlaka bulunması gerektiğine inanıyorum. Fihrist Kitap’ın bilgilendirici dipnotlarıyla zenginleşen bu libretto, bana kitaplığımın en özel köşesinde yerini alacak son derece keyifli bir okuma sundu. Ve son olarak yaşasın Opera!
La TraviataGiuseppe Verdi · Fihrist Kitap · 202412 okunma
Reklam
Puan vermedi·120 syf.··
2026 25. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 17:56
​"Biz" demenin zorunlu, "Ben" demenin suç olduğu bir dünya... Uzun zamandır listemde olan EGO, hem yazarla ilk tanışma kitabım oldu hem de diğer kitaplarını hemen listemin üst sıralarına taşımamı sağladı. ​Distopik eserleri çok severim ama Ego’nun bendeki yeri bir başka oldu. Kitap 1937 yılında yazılmış. Şöyle bir durup düşününce; türün en popüler, en bilinen örneklerinin birçoğundan önce kaleme alınmış. Tarzının öncülerinden biri olduğunu bilmek, okurken aldığım keyfi ve kitaba olan saygımı fazlasıyla artırdı ​Konusu o kadar vurucu ki... Tamamen kontrol altında, neredeyse nefes almanın bile kurallara bağlandığı, her şeyin yasak olduğu bir gelecek düşünün. Ama en korkuncu: "Ben" kavramı tamamen yok edilmiş. İnsanlar kendilerinden bahsederken bile sadece kolektif bir "Biz" diyebiliyor. İşte böyle bir toplumun içinde, sadece içinden de olsa soru sormaya, sorgulamaya cesaret edebilen tek bir kişinin hikayesini okuyoruz. ​Yazarın o kadar akıcı ve sürükleyici bir dili var ki, elimden bırakamadım ve bir günde su gibi akıp gitti. Eğer benim gibi distopya türünü seviyorsanız ve bu zamana kadar gözünüzden kaçtıysa, "Ben bunu nasıl atlamışım!" diyeceğinize eminim EGO Ayn Rand Pegasus Yayınları 1. Baskı, Kasım 2021 114 syf. ️29.05.2026 - 29.05.2026 Mersin 2026/25 #ego #anthem #aynrand #pegasusyayınları #distopia Pegasus Yayınları @aynrandorg
EgoAyn Rand · Pegasus Yayınları · 20211,957 okunma
Zombi Tuzağı
10/10
·144 syf.··
2026 12. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 17:55
Merhabalar bugün sizlere korku, gerilim, büyü, eski geleneklerden bahseden bir kitabın konusuyla geldim. Açıkçası kitabı elime aldığım da klasik bir zombi hikayesi okuyacağını düşünüyordum ama aksine farklı bir bakış açısı ve kurguyla kaleme alınmıştı. Sürekli ertelediğim bir eserdi ama okuduktan sonra buna bin pişman oldum. Bir günde okunup bitirilebilecek bir kitap olduğu gibi sizi içine çeken ve bambaşka olayların olduğu merakta bırakan bir kurgu. Yazarın gizemli okul, kurtadam tuzağı, vampir tuzağı, mumya tuzağı isimli diğer serilerinde mevcut ve ben bu kitabını okuduktan sonra onları da çok merak ettim. Kitabın içerisinde çizimler de mevcut. Ayrıca bilimi yansıtan ve eski Afrika'nın eski gelenek ve göreneklerini anlatan daha sonra farklı inanışlara mensup kabileleri de yansıtan bir eser. Puntoları ise oldukça büyük ve bu sizlere rahat bir okuma sağlıyor. Kitaptaki karakterler özellikle Ötzi oldukça ilgi çekiciydi. Vudu inancı halen kullanılan sapıkça ve kara büyülerle dolu bir inanç olduğunu öğrendim. Oşala denilen bir Tanrı'ya tapıldığından bahsediliyordu. Olaylar Karadeniz'in Mersin köyünde cereyan ediyor, İsveç ve Londra dahil olmak üzere Alp dağlarına kadar uzanan bir yolculuk bu. Farklılığı ile dikkat çeken Albino hastası olan Ötzi'nin hikayesini bence sizlerde okumalısınız. Farklı olması sebebiyle kabile tarafından kurban edilmek istenilen Ötzi'nin yaşam mücadelesi ve doğada nasıl hayatta kaldığını hatta insanlardan uzak durmak için çabaladıkça insanların ve üzerindeki laneti de peşinden sürüklediğini okumak heyecan vericiydi bence. Çölleri, dağları, denizleri aşmış ama kaderinden kaçamadı. Buzlar üzerinde kaderine teslim olurken de elbette son bir isteği var ve bu isteği yerine getirilmeden de kimseye huzur vermiyor. Korku veya gerilim türünde hikaye
Korku-Gerilim
Zombi TuzağıMurat Kömür · Akis Kitap Yayınları · 202050 okunma
Atlas - Şubat 2026
Puan vermedi·102 syf.·
2026 15. kitabı
Atlas'ın 389. sayısında yeralan konular; ● Savaş Yıllarında Trenle Berlin'den İstanbul'a: Balkanzug 1. Dünya Savaşı'nın tam ortasında Berlin-İstanbul arasında yeniden kurulan demiryolu hattında seferlerine başlayan yeni "Şark Ekspresi" Balkanzug.. ● Samsun'un Eski Roman Mahallesi: 200 Evler 200 Evler Hatırası uzun soluklu fotoğraf projesi.. ● Akdeniz'in Hassas Kalbi: Göksu Deltası Göksu Nehri, Mersin'in Silifke ilçesinde geniş ve bereketli bir delta oluşturarak Akdeniz'e dökülüyor. ● Teleferikte Zaman Yolculuğu: Çiatura Zengin manganez yataklarına sahip, derin vadilerle çevrili Gürcistan'ın Çiatura şehrindeki teleferik sisteminin zaman içindeki gelişimi.. ● Torosların Keskin Zirvesi: Gidengelmez Dağları Antalya ve Konya il sınırlarına yayılan Gidengelmez Dağları, keskin kayalıkları, uçurumları, mağaraları ve efsaneleriyle Toroslar'ın en ilgi çekici köşelerinden biri. ● Bilge Şehir: Oxford İngiltere'nin Oxford şehrinde üniversitenin kökleri 12. yüzyıla kadar gidiyor. Keyifli okumalar.
Atlas - Sayı 389 (Şubat 2026)Atlas Dergisi · Doğan Burda Dergi Yayıncılık · 20269 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2024 118. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2024 00:00
İslamiyetin ayak izlerinin bulunduğu coğrafyamızda yazarın bir takım tespitleri olmuş. Çarpıcı, şaşırtıcı, bir o kadar da anlamlı bu kitapdan gelen esintiler ışığında yazarın değindiği konular şu şekilde; 1. Nuh (a.s) kabri Cizre 'de (Şırnak ) olduğu yazılmış. 2. Cizre' de bulunan Cudi Dağı'nın Kur'an-ı Kerim'de bahsedildiği bellirtilmiş.(Hz. Nuh'un gemisinin konumlandığı yer.) 3. Dünyanın ilk namazgahının Türkiye'de Cudi Dağı'nda olduğu yazılmış. 4.Elyesa (a.s) ve Zülkifl (a.s) peygamberlerinin kabirlerinin Eğil (Diyarbakır) ilçesinde olduğu belirtilmiş. 5. Danyal (a.s) peygamberin kabrinin Tarsus'da (Mersin) olduğu yazılmış. 6. Urfa yakınlarında Kırk Mağara adlı bölgede Hz. İsa'nın Kral Abgar'a gönderdiği mektubun taşa işlenmiş şekilde burada olduğu belirtilmiş. 7. Ashab-ı Keyif'in mağarasının Afşin ' de (Kahramanmaraş) olduğu iddia edilmiş. Tüm bu bilgiler ışığında kitap enterasan bir şekilde içine çekiyor insanı. İçinde resimlerde kitaba ayrı bir renk katmış.
Kur'ân'ın Anlattığı Tarih - ITalha Uğurluel · Timaş Yayınları · 2025900 okunma
Reklam
Reklam