Birtakım hizmetler ve angaryaları belli bir para vergisine çevirmekle Osmanlı devleti, süvari ile köylü arasındaki bağlılığı feodal bir bağlılık olmaktan kurtarıyor, bu hizmetleri devlete ait bir vergi haline getiriyordu.
Anadolu Selçuklu Sultanı, eski Sâsânî hükümdarı gibi, senede bir defa şer'î mahkemeye gider, kadı karşısında ayakta durur, davacı var ise Şerî'ate göre kadının verdiği hüküm yerine getirilirdi. O durumda, hükümdarlık haşmet ve merasimi bir tarafa bırakılırdı.
Osmanlılarda, adâlet ve şikâyet sisteminin bürokrasi tarafından yürütüldüğü, Osmanlı bürokrasisinin yerleşmiş kurallar ve göreneklere tâbi olduğu, böylece Pâdişahın veya yakınlarının keyfî tasarruflarını önlemeye çalıştığı unutulmamalıdır.