1990 yılının 28 Mayıs gününde Elçibey, eski parlamento binasının üzerine "Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez!" diyerek üç renkli Azerbaycan bayrağını dikmiştir.
Askerler ve polis, Elçibey'in anahtarlarını hep üzerinde taşıdığı çalışma odasını aramaları gerektiğini söylemiş, kapının ortasındaki camı çıkararak odaya girmiş, birkaç belge ve yazılı dosya kâğıdı alıp tutanak tutmuşlardı. Burada Adalet Bey ile askerler arasında ilginç bir diyalog gerçekleşmiş, Elçibey'in çalışma odasının duvarında asılı duran, askeri üniformalı büyük Atatürk portresi askerlerin ve polisin dikkatini çekince bu kişinin kim olduğu sorulmuş, Adalet Bey'in "Dedemiz." cevabı üzerine Rus askerler kendi aralarında hayretle mareşalin evine gelmiş olduklarını dillendirmişlerdir.
Kadılara ve nâiblere ait birçok yolsuzluk adâletnâmelerde açık bir şekilde gösterilmiş ve tekrar tekrar yasaklanmıştır. Bu yolsuzlukların halkı eski devirlerden beri en ziyade sıkan durumlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bir halk kitabı olan ve halkın şikâyetlerini aksettiren eski Anonim Tevârih-i Âl-i Osmân'da Yıldırım Bâyezid'le kadılara ait hikâye dikkate değer. Bâyezid, yolsuzluklarından dolayı bütün kadıları toplatmış ve hepsini bir eve koyup yakmaya karar vermiş imiş.