Çıktım. Birahane. Sekiz bira, bir kâse fıstık. Masaya yumruk. Bağırdım, “Kâinatta yapayalnızım!” Gülenler oldu. Bana alışmışlardı, hemen kovmuyorlardı artık. Yinede hesabımı ödeyip gitme vaktimin geldiğini söyledi birileri. Bardağımı kaldırdım, “Giderdim elbet,” dedim. “Giderdim dostlar! inandığım bir takım değerler olmasa giderdim çoktan. Ama dehşetin dibindeyken, bütün dünya bana sırtını dönmüşken, beni hâlâ ayakta tutan şeyler var çok şükür. Bunların başında da sizler geliyorsunuz. Şu birahanede içtiğimiz fıçı biralar geliyor. Bu hain, aşağılık dünyanın gemisi batarken gururla gülümseyebilenlere ne mutlu! Ne mutlu aşkları yüzünden haysiyetlerini kaybetmeyi göze alabilen adamlara! Hepinize afiyet olsun!”
Kitabi kesinlikle okumalısınız… İnsanın içerisinde ki düşünceleri tam anlamıyla realist bir şekilde anlatan ve okuyunca bende böyle düşünmüştüm\düşünüyorum dedirten kitap. Yazarın uzun süredir sessiz kaldığını gördüm ve cidden üzüldüm ilk kitabi olmasına rağmen ciddi bir şekilde etkileyici, kitabı okurken elinize kalem almanızı tavsiye ederi, sözlerimi şu şekilde bitirmek isterim.
Bir adam adını bildiklerini tek kalemde silebilirken
Nasıl adını dahi bilmediği bi' kadına aşık olur
Düşünmek ne çare her şeyin sonunda hiçbi' şey
Kan kusucaz güneş geceyi döndüğünde
Mumum söndüğünde gerçek acıyı gördüğümde
Son kez ağlıycam bir gün annem öldüğünde
En sonunda yok olmayı başardım, bir kadının gözünden bi damla yaş aldım, şimdi düşün ölüme söven birisi fazla yaşar mı?