ÇOBAN VE KOYUNLARI
Birbiriyle savaş içerisinde olan 3 farklı ülke
Ülkeler farklı fakat düşünce sistemleri aynı
2+2=5 üzerinden yorumlamaya çalışırsak düşünmeyi tamamen yasaklayan bu sistem ve ‘PARTİ daima sizin için en iyisini düşünür ve yapar, sizin ne düşünmenize ne de sorgulamanıza gerek vardır’’ maddesiyle maalesef insanların özgürlüğünü ve hür iradesini ellerinden alan bir yaptırım ile karşılaşıyoruz. PARTİ, insanların fikir üretmesini engelleyerek tek tip vebaşkaldırmayan insan sürüsü yaratmaya çalışır. PARTİye ne kadar sâdık -her denilene körü körüne inanan, araştırmadan ve sorgulayıp öğrenmeden bağlanan - insan olursa istediklerine o kadar rahat ulaşabilecekler. Söylenenin aksini düşünmek dâhi suç sayılıyor. Düşünce polisi adlı kurum bu yüzden mevcut.
Winston bir DIŞ PARTİ üyesi idi ve insanları 3 farklı şekilde sınıflandırırsak Winston ikinci tabakada yer alıyordu. İlk ve öncelikli olanlar İÇ PARTİ üyeleriydi. İÇ PARTİ üyelerinin nelere sahip olduğu asla bilinemezdi. Onlar tele-ekranlarını kapatabilen tek ayrıcalıklı kesimdir. Son kesim ise PROLETERlerdir. Bir diğer deyiş ile ilk önce ölmesi gerekenler.
Tele-ekranlar sayesinde mahrem kelimesi ortadan kalkmıştı. PARTİden yahut BÜYÜK BİRADER’den gizli bir şey yapmak yasak olmakla birlikte pek mümkünde değildi. İÇ PARTİ üyeleri hariç herkes adım adım her yerde izlendiğinden dolayı onlardan izinsiz hareket etmek imkânsızdı. Bir düşünsenize! Özgürce nefes almanız bile önleniyor. PARTİnin bunu yapma sebebi kendilerine başkaldırmak isteyenlerden haberdar olmayı sağlamaktır. İnsanlara kalem kâğıt bile yasaklanıyor. Ki yine bu da kendi varlıklarını devam ettirebilmek için PARTİnin aldığı önlemlerden biridir. Hür bir şekilde biriyle konuşman yasak, herhangi biri ile bakışman yasak. Birde nereye bakarsan