Kahramanlık, yiğitlik ve cesaret içinde geçen gençlikleri onlara ihtiyarlıkları için ne teselli verici hatıralar, ne avutucu iftiharlar bırakıyordu. Halbuki biz silahsız, kansız, azametsiz olduğu kadar, yorucu, harap edici olan uygarlık kavgasının zavallı savaşçıları, ne kadar sefiliz.
Köyde insan olarak bir kusursuz ben yoktum ama, onlar benim, ben onların kusurlarımızı göre göre, ezberleye ezberleye birbirimizden öylesine soğumuş, öylesine iğrenmiştik ki, köy insanlarıyla her lakırdı alışverişimizde biraz daha kanımız tepemize fırlayarak sonunda hemen hemen kanlı bıçaklı olmuştuk.