Sadece isterken de değil. Mesela günümüzde yaşanan kırgınlıklara, insanların birbirlerinden şekvacı olmasına baktığımızda biri diyor ki "Benim falancaya bu kadar iyiliğim dokundu, ona şöyle güzellikler yaptım, böyle para verdim, sonra bana bunu yaptı... Aslında bu kırgınlığın temeline baktığımızda şunu görüyoruz: Yapılan şey Allah rızası için yapılmış olsa, kulun zaten hata yapması, yarın sırtını dönmesi ihtimali düşünülse, bu kırgınlık hiç yaşanmayabilir. "Ben zaten Allah rızası için yapmıştım ve karşılığı Allah'tan bekliyorum," der insan, kırılmaz ve kızmaz.
Değil mi?
İnsanoğlu bir iyilik yaptığı zaman ikisi birden imtihana giriyor işte: Eğer iyiliği yapan kimse Allah rızasını gözetmeyip biraz böyle aferin ve karşılık beklediyse, imtihan gereği karşı taraf bir yanlış yaptığında tuzağa düşer. "Gördün mü bak, yaptığımız iyiliğe ne cevap verdi!" der. Araya soğukluk girer, ikisi de kaybeder. Halbuki aksi halde imtihan yine gerçekleşir ama kişi, sizin dediğiniz gibi, "Ben zaten Allah rızası için yapmıştım, insanlardan bir şey beklemiyordum," der, müsterih olur. Bu, karşı tarafı utandırır, o da tövbe eder, o da kazanır.