Merve Çeliker

Merve Çeliker
@mervceliker
Diyetisyen
Lisans
17 Haziran
156 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Bir kapıyı kırk kez çalan kararlı, kırk kapıyı bir kez çalan esnek, kırk kapıyı kırk farklı şekilde çalan rağmencidir.
Sayfa 191 - Alfa Yayınları·Kitabı okuyor
Reklam
İçimizde ne olduğu, başımıza ne geldiğinden daha önemlidir. Başımıza gelen sadece bize kim olduğumuzu gösterir.
Sayfa 160 - Alfa Yayınları·Kitabı okuyor
Olayları seçemeyiz ama karşılama şeklimizi seçebiliriz. Dışımızdaki durumlardan çok, içimizdeki düşünceler üzerimizdeki sonucu belirler.
Sayfa 79 - Alfa Yayınları·Kitabı okuyor
- Binlerce Galaksi'nin yalnız bir tanesinde, bize bir gözbebeğinin ortasındaki pırıltı kadar küçük görünen bu yıldızlardan otuz milyar kadarı sayılabilmiştir, dedi, milyonlarca ışık yılı içinde yüz milyarlarca yıldız daha var ve bunlardan çoğu yüz binlerce arz küresini içine sığdırabilecek kadar büyüktür. Milyon kere milyon defa arzı içine alabilecek dev yıldızlara bile rastlıyoruz. Bu sonsuzluğun daha birinci merhalesinde idrakimizin soluğu kesiliyor. Kavrayamıyoruz. Dehşete düşen Pascal'ı daima hatırlıyoruz. Mıymıntı zekâmızın rahatını kaçırmamak için, başımızı en kolay izahın yastığına koyuyor ve insanın hayalini çatlatan bu genişlik ve büyüklük ölçüsü içinde, sayısız dünyalardan her birini kendi yüceliğine nispetle bir atom kadar küçülten ulu kainatın bir kıyıcığında, hayatın yalnız bizim dünyacığımızda ve şuurun yalnız bizim kafacığımızda bir tesadüf eseri olarak bulunduğunu sanıyoruz; mânâyı kendimizde hapsediyor ve bütün bu sonsuzluğun ve yüceliğin mânâsız bir doluluğu kapladığına ve tekrarladığına hükmedip çıkıyoruz. Sanki bu enginliği dolduran bütün dünyalar bizim içimizle hiçbir münasebet kabul etmeyen dışarılık ve ablak bir objeler âlemidir. Sanki insan ve kainat, iki zıt mahiyet içinde birbirini iki yabancı gibi seyrediyor. İkisinin de birbirine aynı mânâ nizamı içinde bağlı olduğunu bir bedbaht şimşeği içinde idrak ettiğimiz halde inkar ediyoruz. Münasebetlerden başka hakikat tanımayan ve mahiyetlerin önünden kaçan maddeci ilim ve felsefe, ana dâva önünde, insan zekâsını bu kadar sefil bir intihara sürüklemiştir.
Sayfa 318 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okudu
Ben ümit kelimesinin aynı zamanda korku ifade ettiğini düşünürüm. Çünkü ümit, olması ve olmaması ihtimali olan bir şeyin, olacağını farz etmektir. Fakat böyle bir faraziye o şeyin olmaması korkusu devam ettikçe mümkündür ve o korku nisbetinde kuvvetlidir.
Sayfa 205 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okudu
Reklam