Merve Çomaklı

Merve Çomaklı
@mervecomakli
Saflığımızı parça parça yitirir, küskünlük duymaya başlar, bağışlamaz oluruz. Zamanla böylesi olaylar bize gerçekte olduğumuz gibi olmanın güvenli olmadığını öğretir. Elbette bu zeka ve eğitim derecesine göre insandan insana değişecektir. Pek çok şeye bağlıdır. Şansınız varsa evcilleşmeniz o kadar da güçlü, yaralarınız derin olmaz. Ama bu kadar talihli değilseniz ağzınızı bile açmaktan korkar hale geleceğiniz kadar şiddetli bir şekilde evcilleştirilirsiniz, yaralarınız da derin olur. Sonuç, "Ben utangacım"dır. Utangaçlık kendinizi ifade etme korkusudur. Dans etmeyi, şarkı söylemeyi bilmediğinize inanabilirsiniz ama bu yalnızca insanın sevgisini ifade etmeye yönelik doğal güdüsünün bastırılmasıdır.
Sayfa 31 - Ötesi Yayıncılık·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Evcilleştirildiğimiz ve bu görüşlerle yönlendirildiğimiz için başkalarının düşüncelerini bilmeye gereksiniriz. Başkalarının onayına ihtiyaç duymamızın nedeni budur. Başka insanların duygusal desteğine, başkaları aracılığıyla dış Düş tarafından kabul edilmeye gereksiniriz.
Sayfa 26 - Ötesi Yayıncılık·Kitabı okudu
Kendimizi görmek ya da başkalarına gerçekte ne olduğumuzu göstermek çok fazla acı vereceği için yüzümüze toplumsal bir maske geçiriyoruz. Yadsıma sistemi, başkalarının bizim hakkımızda inanmalarını istediğimiz şeylere inandığını sanmamızı sağlıyor. Bu engelleri, korunmak, başkalarını kendimizden uzak tutmak için koyuyoruz ama engeller özgürlüğümüzü sınırlayarak bizi de kendi içimizde tutsak ediyor.
Sayfa 21 - Ötesi Yayıncılık·Kitabı okudu
Ama yaralarla kaplı olan derimiz değil. Bu durumda konuğun ortaya çıkaracağı şey, insan zihninin korku adı verilen bir hastalığa yakalanmış olduğu olacaktır. Duygusal beden tıpkı mikrop kapmış cilt gibi yara doludur. Bu yaralar da duygusal zehirle iltihaplanmıştır. Korku hastalığının belirtileri öfke, nefret, kıskançlık ve ikiyüzlülüktür. Korku çok büyüdüğünde mantıklı zihin çalışamaz ve zehir dolu o yaraları artık kabul edemez hale gelir. İnsanlar sürekli bir yaralanma korkusu içinde yaşıyor. Bu da nereye gidersek gidelim büyük bir dram yaratıyor. İnsanların birbirleriyle ilişki kurması duygusal olarak öylesine acı verici ki görünürde hiçbir neden yokken öfkeye, kıskançlığa, üzüntüye kapılıyoruz. “Seni seviyorum" demek bile korkutucu olabiliyor.
Sayfa 20 - Ötesi Yayıncılık·Kitabı okudu
Yaşam bir düşten ibarettir, eğer sanatçıysak bizler, sevgi ile yaratırız yaşamımızı ve düşümüz bir başyapıta dönüşür.
Sayfa 11 - Ötesi Yayıncılık·Kitabı okudu