merhaba!
bugün sizlere distopya edebiyatının gizli kalmış cevheri "Biz" kitabından bahsetmek istiyorum. George Orwell'in 1984 ve Aldous Huxley'nin Cesur Yeni Dünya'sına ilham veren bir roman,sizi Tek Devlet adı verilen, her şeyin matematiksel bir düzen içerisinde olduğu bir dünyaya davet ediyor. 1920'lerde yazılmıs olmasına rağmen hâlâ günümüzü anlatıyor gibi hissettirmesi inanılmaz.
Herkesin numaralarla adlandırıldığı, cam evlerde gözetlendiği ve duyguların bir hastalık olarak görüldüğü bu rasyonel dünyada, ama karakterimiz D-503'ün hayatı, isyankar I-330 ile tanışmasıyla hayatı altüst olur. D-503, içindeki 'akıl dışı' duygularla yüzleşmeye başlar ve düzenin kusursuz görünen yüzünün ardındaki korkunç gerçeği fark eder.
Özgürlük olmadan düzen gercekten bir anlam ifade eder mi?
Bu düzen içinde, duygularınızın sadece matematiksel denklemlerden ibaret olmadığını, içinizdeki akıl dışı duygularla beslenen bir kaosun baş gösterdiğini anlatan bir roman.
Sonsuz görünen bu düzenin ardındaki korkuyu, gölgeleri ve aslında ne kadar da rahatsız edici olduğunu sorgulatan bir kitap. Özgürlük olmadan, gerçekten bir "ben" olabilir miyiz? Bu kitap, "ben" ve "biz" arasındaki o ince çizgiyi sorguluyor.
Eğer distopya romanlarını seviyorsanız ve daha önce okumadığınız, sizi düşündürecek bir kitap arıyorsanız, bu kitabı kaçırmayın.
İyi okumalar!