Psikoterapide kendini bomboş hisseden insanlar çoğu zaman neyi kaybettiklerini bilmenin, doğaya karşı verilecek hayati bir tepki olduğunun yeterince farkındalardır.
Kişi endişe nedeniyle paniğe kapıldığında gülemez, çünkü yüzleştiği sorun onu yutmuştur, bir özne olarak kendisiyle etrafındaki nesnel dünya arasındaki ayrımı yitirmiştir.
Kişi gülebildiği sürece endişe yahut korkunun esiri değildir; dolayısıyla halk arasında tehlikeli durumlar karşısında gülebilmek bir cesaret göstergesi olarak kabul edilir.
Endişe az ya da çok kendimize dair farkındalığımızı yok etme eğilimindedir.
.
.
Nasıl ki endişe özfarkındalığımızı yok ediyorsa, kendimize dair farkındalığımız da endişeyi yok edebilir. Bir başka deyişle, kendimize dair algımız güçlendikçe endişeye karşı durup onu alt etme olasılığımız da o denli artar.