Ne yana gitseniz husumet ve hamaset, ne yöne dönseniz ıstırap ve hırs, kimse rastlasanız gelecek günlerin daha ne yıkımlar getireceğine dair tedirgin, gergin bir bekleyiş…
hayat dediğin ne ki:
yürüyen bir gölge, bir zavallı kukla bu sahnede:
bir saat boy gösterip, boyun kırıp gidecek!
bir daha da duyulmayacak artık sesi.
bir aptalın anlattığı masal bu:
kuru gürültüler, deli saçmalarıyla dolu.