"Sahip olduğumuz bazı şeyler bize güven verir. Örneğin çok paran vardır ve güçlü hissedersin. Ondan vazgeçmek seni korkutur. Böyle olunca insanın kendisi sahip olduklarıyla iç içe girmeye başlıyor. Yani sen parandan vazgeçemediğini söylediğinde para senin bir parçana dönüşmüş oluyor aslında. Eşya, güç, alkışlanmak insana bunu hissettirebilir ve bu esarettir.
Kendilerini gerçekleştirememiş yöneticiler ve kültürlerin uzantıları olan ritüeller yaşamayı hak eden insanların yaşama, düşünme özgürlüğünü ellerinden alıyor. Ve bunu çok yavaşça, kimseyi uyandırmadan, kusursuz bir doğallıkla yapıyorlar. Başını kendi iradesiyle kaldırmayanlar, sistemin içinde tüm eşyası ve eylemsizliğiyle birlikte bir köleye dönüşüyor. Üstelik sahiplerini savunan hatta seçen kölelere.
Benim düşünceme göre insan kendini bitecek, ölecek, sonu gelecek bir şeyle güçlü saymamalı. Çünkü adı üstünde bitecekler. Sahip olduğum her şeyden vazgeçebilme hissini seviyorum. Hayatın aldıklarından da verdiklerinden de korkmayan insan özgürdür.