decalcomna

Seninle geçirdiğimiz o uzun zaman boyunca herhangi bir soru ve cevaptan, herhangi bir alıntı, ima ve tartışmadan ziyade, sana içtenlikle iletmek istediklerim, aslında belki de şöyle şeylerdi: "Sahip olduğumuz en zayıf, en kırılgan ve en yalnız şeyi, yani hayatımızı bir gün maddi dünyaya iade ettiğimizde, hiçbir karşılık alamayacağımızı. Günün birinde, ölüm ânı beni bulduğunda, yaşadığım tüm deneyimlere ait anıları asla yalnızca güzel olarak hatır-ayamayacakmışım gibi geldiğini. Böyle sıradan bir bağlamda Platon'u anladığıma inandığımı. Onun da yine güzel olan hiçbir şeyin olmadığını bildiğini. Mükemmel olanın ebediyen var olmadığı gerçeğini en azından bu dünyada."
Reklam
"Her şeyin içinde kendini yok etme potansiyeli olduğunun tartışıldığı kısımla ilgili bir sorum var. Göz iltihabı gözü tahrip ederek görmeyi imkânsız hale getirir ve pas demiri çürütüp tamamen parçalar diye örnek vererek açıklanıyor da. Bunlarla benzerlik gösteren insan ruhu neden bu tür ahmakça ve kötü özellikleri sebebiyle helak olmuyor?"
"Platon, güzel şeylere inanıp da güzelliğin kendisine inanmayı reddeden birinin aslında bir rüya halinde olduğunu düşünüyordu ve sağlam bir tartışmayla bu konuda herkesi ikna edebileceğine inanıyordu. Onun dünyasında her şey böylelikle tersine döner. Yani, o aslında kendisinin tüm rüyalardan uyanmış olduğuna inanıyordu. Gerçeklikteki güzel şeylere inanmak yerine, yalnızca güzelliğin kendisine -gerçekte var olamayacak o mutlak güzelliğe- inanan kendisinin.”
Eğitmenin yüzü giderek tanıdık gelmeye başladı. Eğitmenin sıradan yüz hatları, takındığı sıradan ifadeler, sıradan vücut yapısı ve sıradan duruşu, artık özgün yüz hatları, özgün ifadeler, özgün vücut yapısı ve özgün bir duruş haline geldi. Ancak kadın bu duruma hiçbir anlam yüklememişti. Zira bu değişimi hiç dile getirmiş, kelimelere dökerek düşünmüş değil.
"Neden bir yıl boyunca sadece siyah giymek zorundasın?" Durgun bir tonda cevap verdi: "Belki de içimin ferahlamasından korktuğum içindir." "İçin ferahlasa ne çıkar?" "İnsan suçluluk duyar."
Reklam