Oblomovluk! Yerinde sayışın, kafasını kabuğundan çıkaramayışın sembolü... Eline geçen hiçbir fırsatı, tekdüzeliği bozulacak diye değerlendirmeyen, ileriye atılmaktan çılgınlarcasına kaçan bir kas yığınının hikayesi...
Kitabın bir bölümünde Oblomov'un değiştiğini, yaşam enerjisi elde ettiğini görünce bunun sonsuza kadar süreceğini ve beklentilerimi karşılayacağını düşündüm fakat bu değişim bile hep başkalarının müdahale etmesiyle, ite kaka kabuğundan çıkartma çabasıyla gerçekleşmişti. İnsan doğar, büyür, gelişir ve geliştirir, fayda sağlayacak bir unsur haline gelir, yaptıklarının meyvesini yer ve ölür. Oblomov ise doğar, büyür, uyur, uyur, uyur, uyur ve ölür...
Gözümüzü açıp kabuğumuzdan kurtulmadıkça Oblomov kalmaya devam edeceğiz...