Adalet isimli kitabın ana karakteri ölümden kurtuluyor ve o noktadan sonra hayatı sorgulamaya başlıyor. Bu hayatta yaptıklarını ve yapamadıklarını düşünüyor. İlk günahını bulmak, kendini bir nevi yıllarca sırtında taşıdığı yükü hafifletmek istiyor.
Kitapta bir yere kadar sıradan giden konu bir noktadan sonra tamamen değişiyor ve ben o noktadan sonra kitabı elimden düşürmeden merakla okudum. Çıktığı bu yolculukta Adalet'in bu hayatta yapamadıklarını, eksikliklerini, yalnızlığına ortak oluyorsunuz.
Ah Adalet.. sen hayatın boyunca birşeylere dokunamadın ama gerçekten benim kalbime çok dokundun. Kitabın son satırlarını okurkenki hislerimi unutmam çok zor. Kitap sonunda o kadar çok etkiledi ki birşeyler için hemen harekete geçmeyi bilmenin önemini ve çok daha fazlasını anladım.
Camı açtığımızda esen ılık rüzgarı, sıcacık güneşi hissetmeyi, sevdiğimiz insanlara sevgimizi göstermeyi, içimizden geçenleri doyasıya söylemesini, hatalar yaptığımızda telafi etmesini ve en önemlisi keşke dememek için gerçekten yaşamayı bilmeliyiz..