“Osmanlı’da, daha da öncesinde meczuplara,berduşlara saygı duyulmasının bir nedeni de onların, en yüksek ahlakımızın sembolü olmalarındandır denilir. Ancak insan doğasına,yaşamın doğasına dikkat edersek, berduşluğa saygının asıl nedeninin, yüksek ahlak tutkusunun bize ne kadar pahalıya patlayacağını gözlerimizle görüp, korkmamız olduğunu söylemek daha doğru olur! İnsanlık, korku yerine onlara imrenebilseydi dünyamızın ahlakı “asr-ı saadete” dönüşür müydü dersiniz!”
“Bilindiği gibi vahdet-i vücud felsefesinde, Allah’ın varlığı henüz zaman yokken dahi gizli nüvesinde vardır; saklıdır ve ‘eksiksiz güzelliğinden ötürü hüsn-i mutlak ‘ adını almıştır. Ne ki onu bulunduğu gizli nüvesinde görecek bir göz, âşık olacak bir gönül yoktur. Allah ilk kez aynada kendine bakar ve aksini görür. Bu bakış ‘Allah’ı tanıtıcı olan; bizim gözümüzle gördüğümüz, gerçekteyse bir hayalden başka bir şey değildir.Aynada bu varlıkları gören Allah en çok insanda kendini bulur.İnsanda kendi güzelliğini görecek gözü ve sevecek gönlü bulur…”
“Ben entelektüelin, zayıf olanların ve temsil edilmeyenlerin safına ait olduğundan eminim…Salt hükümet politikalarını eleştirmek değildir bu, daha çok entelektüelin yarım doğrularına ya da basmakalıp fikirlere pabuç bırakmamak için sürekli tetikte olmayı görev edinmesi meselesidir.” / Edward Said