Yaşamaya Dair adlı büyük şiirinin sonunda Nazım Hikmet, yaşamayı çok ama çok derece ciddiye almamız gerektiğini "Yetmişinde bile mesela zeytin dikeceksin." dizesiyle anlatır.
Neden zeytin ağacı?
Zeytin ağacı insanlık tarihi boyunca barışın, bolluğun, adaletin, yeniden doğuşun sembolü olmuştur. Elbette bunlar etkilidir şairin zeytin ağacı dikmesinde.
Yaşamın her anını güzellikle karşılayıp ona zeytin dalı yani barışı uzatmalıyız demek istemektedir şair ama bir başka önemli nedeni daha vardır bu ağacın seçiminde.
Zeytin ağacı, çok dayanıklı ve uzun ömürlü bir ağaçtır. Üstelik geç ürün verir.
Şair "yetmişinde", yani ömrün sonunda, ölüme iyice yaklaştığımız yaşta, zeytin ağacı dikmemizi öneriyor. Çünkü yetmişinde zeytin ağacı diken birisi o ağacın verdiği ürünleri asla göremeyecektir.
Ama yine de dikmelidir, yaşamı ciddiye almalıdır çünkü. Yetmişinde zeytinlerinden yiyemeyecek olsa da zeytin ağacı diken biri çocuklarına bırakacaktır bu ağacı.
Şair orda da araya giriyor ve: "Çocuklara falan kalır diye değil" uyarısında bulunur.
Amaç bu da olmamalıdır. Yetmişinde zeytin ağacı dikmenin tek bir gerekçesi olabilir:
YAŞAMAK ağır bastığından...
Evet ömrün sonunda; doğaya, tabiata, kurda, kuşa borcumuzu ödeyeceğimiz ağacı dikmeli ve ölümden korksak da ona inanmamalıyız...
Yaşamı her zaman ciddiye almanız ümidiyle... Günaydınlar.
Psikoloji ve Felsefe
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"İletişim alanındaki kolaylıklar, sık sık çıkılan yolculuklar, deniz ve dağ gezintileri düşüncemizin dağılmasına yol açıyor. Neredeyse okumaya dahi vakit ayıramaz olduk. Hareketli ama bomboş hayatlar sürüyoruz."
"Madde için yer çekimi ne ise, insan doğası için de aynı etkiye sahip dirençsizlik, boş vermişlik, sefahat gibi sözcükler, evrensel tembelliğin özüne işaret ediyor."